Siyaset ve Politika     Ana Sayfaya dön

SİYASET VE POLİTİKA

SİYASET/ POLİTİKA

Sevgili Köydaşım Canımanalılar; Komşu köyümüz Yaraşlı Köyü Veb Sitesindeki Siyaset ve politika Formundaki soruya karşılık yazmış olduğum bir yorumumdur. Sizede atfediyorum. Umarım beğenirsiniz. Mehmet ALP

Vekillerimizi tanıyor musunuz, Sizce hizmet ediyorlar mı yoksa seçildikten sonra bir daha görmediniz mi?,Köyümüzden Vekil çıkar mı ? Kısacası siyaset hakkındaki görüşlerinizi dile getirin ama bu herhangi bir partinin propagandası şeklinde olmamalı.) soru başlığına yorumumdur. Mehmet ALP Gemlik Bursa.

Öncelikle; toplumumuza genel bakış ve siyaset perspektifini ele alalım.

Bu ülkede doğan, bu ülkenin imkanlarıyla yetişen ve kazanan insanların, içinde bulundukları topluma karşı sorumluluklarının olduğunun idraki içerisinde olmaları şarttır. Bu zikrettiğim sorumlulukları maddeler halinde sırasıyla irdelersek;

1)İlk etapta bireyin içinde bulunduğu aileye karşı olan sorumluluğu.
2)Komşularına karşı olan sorumluluğu, 3) bulunduğu mahalle yada semt sakinlerine karşı olan sorumluğu ve daha geniş anlamda düşünürsek vatanına ve milletine karşı olan sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları genelleme yaparsak buna sosyal sorumluluk diyebiliriz. (Bunun yanı sıra toplumu teşkil eden bireylerin işlerine karşı olan sorumlulukları da vardır.)

İşte bundan ötürü; toplumları oluşturan bireylerin taşıdıkları yada idraki içerisinde oldukları sorumluluklar nedeniyle siyasetle ilgilenmeleri sonucunu doğurur.

Ancak siyasete gireceklerin siyaseti bir kazanç ve şöhret kapısı olarak değil, hizmet kapısı olarak görmeleri gerekir. Ama maalesef seçtiğimiz geçmiş ve günümüz siyasetçilerinin seçilmişliklerini hep kazanç ve şöhret kapısı olarak gördüler ve halen de görmekteler. Buda toplumumuzdaki çarpıklığı, sorumsuzluğu ve de eğitimsizliği göz önüne sermektedir.

Siyaseti bir kazanç ve şöhret kapısı olarak görenler; Bana göre, kendi mesleğinde başarı sağlayamamış, maddi ve manevi kişisel tatmin ve olgunluğa ulaşmamış, temsil ettikleri ailelerinin geçimini idame ettirecek yönünde beceriksizlikleri nedeniyle kazanımları elde edemeyen insanların, siyasete girmemeleri gerekir. Ve kesinlikle seçmenlerimizin de bu durumlarına dikkat edip seçecekleri kişileri iyi araştırıp toplum içerisindeki hal ve hareketlerinden dolayı detaylı bir şekilde karakterize etmeleri gerekir.

Türkiye'nin Cumhuriyet tarihindeki siyasi gelişmesinde, sos yo-ekonomik yapısından da kaynaklanan bazı önemli değişim noktaları bulunmaktadır. Örneğin 1950'lilerdeki iktidara mensup siyasetçilerin tarım, 1965'lerdeki siyasetçilerin yine tarım ve kısmen de olsa sanayi toplumunun oluşmasına yönelik çaba sarf ederken 1980'lerde Türkiye sanayileşmesinde önemli atılımlar yapmış bir toplum olarak, 1983'lerin temsilcisi Türk Ekonomisini dışa açacak, bir nebzede olsa o dönemin siyasi temsilcileri olmuştur.

Ancak, o dönemlerde siyasette rol oynayan zatı muhteremin vefatı ile 1993'ten sonra yeniden 60 yılların politikacıları ile başlayan dönem, 1980 li yıllardaki siyasilerin başlattığı değişim hamlelerini kesintiye uğratmış, ve yeniden ülkeyi kısır döngü içerisine sokmuşlardır. Türkiye'nin her tarafında gelişen Anadolu insanının yükselen sermayesi ve insan gücü, çeşitli söylemlerle (!) bir kenara itilerek, medya, banka, sanayi üçlüsünü bünyesinde entegre etmiş olan küçük bir grubun kontrolüne girmiş ve bunlar siyaseti de kontrol eder hale gelmişlerdir. Bu durum halkımızı çeşitli arayışlara itmiş ve farklı siyasi partilerden medet umar hale getirmiştir. Ancak halk hiçbirine tam olarak güvenememiş ve kendisini temsil ettiğine inanamamıştır. Bu da siyasette parçalı bir yapıyı, koalisyon dönemlerini ve lidere bağlı partizan anlayışını derinleştirmiştir.


DURUM BÖYLE İKEN HALKIN ARAYIŞI NE OLMUŞTUR.

Halkımız; Türkiye'de yükselen sermaye ve insan gücünün, küçük bir grubun eline geçmesinden ve kendisi hakkında karar vermesinden rahatsız olmuştur. Bu grubun desteklediği partilere verdikleri kararlarla da, sürekli kayba uğramıştır.

Dolayısıyla halk; kendisini tam olarak temsil edeceklerin oluşacağı bir siyaset özlemi içerisine girmiştir.

Devlet imkanlarının bu küçük guruba tahsis edilmesiyle, yine bu gurubun yaptığı ve günümüzde ortaya çıkan yolsuzluklarla da halk karamsarlığa düşmüştür. Bu nedenle Halk; temiz, güvenilir, kendisine yakın, kendisi gibi davranan, ancak Devletin kaynaklarını da adil kullanacak temsilcisini bekler hale gelmiştir.

Milletimiz gerek dini, gerekse de etnik ayrımcılığa karşı olup bunları gündeme getiren siyasetten nefret etmiş ve rahatsızlık duymuştur. Ve de duymaktadır. Halk artık sorumluluk sahibi riyasız çeşitli platformlarda eşitlik ilkesini savunan birleştirici bir siyaset özlemi içerisine girmiştir.

Milletimiz gerçekten ne düşünülen kadar dindar, ne de düşünülen kadar da dinden uzaktır. İstediği, inanca saygılı bir siyaset ve inancını yaşamaya dair özlem içerisindedir. İnançları yönünden kesinlikle ayırım yapılmasına ve bu konuların tartışılmasına karşıdır.

Bütün bunlara ilişkin olarak, beceriksiz ve sorumsuz siyasilerin icraatları nedeniyle onuru kırılan ve fakirleştirilip, kenara itilmeye çalışılan bir toplum kitlesi oluşmuştur.

Bu nedenle Türk insanımız gerek yurt içerisinde gerekse yurtdışında geçimini idame ettirmeye çalışan siz ülke vatandaşımız olan insanlar kendilerine gerçekten sahip çıkacak, kucaklayacak yurtdışındaki vatandaşlarımız artık yeni (tıpkı Büyük Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK gibi) siyasi temsilcilerini arama çabası içerisine girmiştir.

Bunlara ilaveten bana göre özlemi içerisinde olduğumuz siyasetin temel unsurları şöyle olmalıdır:

1- Anayasamızda belirlenmiş Cumhuriyetimizin temel ilkeleri ile mutabakat içerisinde olmak.

2- Din ve siyasi ilişkilerinde, Laiklik ilkesine riayet edilerek, inanca saygılı bir siyaseti benimsemek. Tıpkı Büyük Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün söyleminde olduğu gibi: Vatanı Hür, Vicdanı Hür bir neslin olması gerektiği düşüncesiyle İnancın bireye ait bir hak olduğunu benimsetmek ve bu hakkın serbestçe kullanılmasını sağlamak.

3- Mezhep ve etnik ayrımcılığı dışlayan bir anlayışı benimseyerek, Ülkemiz Vatandaşlarının bir bütün olduğu hissiyle farklılıkları bir renk ve desen olarak algılayıp eşit şekilde bunları kucaklamak.

4- Günümüzdeki siyasi Lider suntasını cezbeden politika yerine, Halkın iradesinin geliştirdiği bir siyasi kadroyu oluşturmak.

5- Halkımıza Ülkemizin Edirne'den Kars'a kadar tek bir Anadolu olduğu anlayışını idrak ettirmek.

Dolayısıyla; gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında yaşamını idame ettiren Ülke Vatandaşlarımızın hiçbir ayırıma tabi tutulmaksızın bütün kazanımlarına dair sermaye ve insan gücünün temsil edilmesi şuuruyla, bu erkin siyasi karar mekanizmasına oturtulmasını tesis etmek.

6- yukarıda anlattığım temel nedenlerle insanımızı geçmişi ve bu günüyle artı gelecekle uyum sağlatıp, Onun ümidi olmak, ayrıca Onun yükselmesini, gelişmesini, globalleşen dünyayla bütünleşmesini sağlayarak, ekonomik yönünü arttırmak. Yorumlarımla gelelim Yaraşlı yada Canımana köyünden vekil çıkar mı.

Sevgili arkadaşım önce yöremiz insanının eğitim, kültür ve sos yo ekonomik yönlerini sorularla ele alarak birlikte bir araştırma içerisine girelim.

Yöre insanımız acaba kazanımlarını sermaye ye dönüştürüyor mu? Yada ekonomik yönden geçimini sağlaya biliyor mu? Ortalama eğitim düzeyi ne durumda?, kendi insanı ile barışık mı? Yöremize kazanımları ile herhangi bir sanayi kolunu tesis ederek yöre insanımızın işsizlikten kurtulmalarına vesile olmuş mu?. Yöremiz insanı ile sosyal yönden bir iletişim içerisinde mi?. Ya da siz yurtdışında çalışan sevgili hemşehrilerim; yöremiz köyü insanlarını ne kadar tanıyorsunuz?. Yaz tatillerine geldiğinizde ilerde bende yöreme hizmet için siyasete atılırım düşüncesiyle bir takım çabalar sarf ettiniz mi? Sorularına müsbet yani evet cevabını verebiliyorsak. Elbetteki yöremiz vekil çıkarır. Şayet kısmen de olsa hayır cevabını veriyor isek o zaman çook çalışmamız lazım çok. Aksi takdirde bu hayallerimize hiçbir zaman kavuşamayız. İnternet sitesinde bir takım ahkamlar kesip bir yerlere varamayız. Tıpkı lafla peynir gemisinin yürüyemeyeceği gibi. Ama yine de umutlu olmak lazım bir takım vecibeleri yerine getirir isek neden olmasın derim. Hepinize sevgilerimle Mehmet ALP (sürçü lisan etti isem affola)
 

 

 

 

 

 

 

 


 


animasyon2.gif
 

 


 

    

                                                                                                                               Site dizayn (c) alpmehmet 2007

                                                                                                                                        Hosting kral Hosting