Bel Sağlığı Ana Sayfaya dön

 

Değerli Site ziyertçileri kendim de; Bel ağrısından müzdarip olduğumdam, bu alıntı olan yazıyı okumanız için siteme eklemeyi uygun buldum. okumanız dileğiyle armağanım olsun. Mehmet ALP

Bel sağlığınız için 100 tavsiye

Günlük hayatta durup düşünmeden yaptığınız birçok hareketin aslında bel sağlığınızı tehdit ettiğini biliyor musunuz? Uzmanlar, bel sağlığını korumak isteyen ya da fıtık veya başka bir sebebe bağlı bel rahatsızlığı bulunan herkesin günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenleri sıralıyor.

İşte, bel sağlığınız için 100 tavsiye:

1 - Herhangi bir ağırlığı taşımanız gerekirse, yükü vücudunuza simetrik olarak paylaştırdıktan sonra taşıyın.

2 - Cisimleri bir yerden başka bir yere taşırken, belinizin eğik değil de dik pozisyonda olmasına dikkat edin.

3 - Ağır bir yükü kaldırmayı denemeyin. Kaldırmak zorundaysanız, başkalarından yardım isteyin.

4 - Hafif dahi olsa yerden bir cismi alırken dizlerinizi kırın ve çömelerek alın, belden eğilmeyin. Yükü belinizle değil, bacaklarınızla kaldırın.

5- Bir eşyayı alırken ona doğru uzanmayın, yanına iyice yaklaşın ve öyle alın. Bir cismi yerden alırken de önce onu bedeninize doğru yaklaştırıp sonra yükseltin.

6 - Bir eşyayı taşırken, onu gövdenize yakın tutun. Taşınacak eşya vücudunuza ne kadar yakın olursa, omurganıza binen yük o kadar azalacaktır.

7 - İki kişi iseniz ve bir eşyayı iki ucundan tutarak taşımanız gerekiyorsa, birbirinize haber vermeksizin eşyanın bir ucunu asla bırakmayın.

8 - Bir cismi kaldırmadan önce, ne kadar ağır olduğunu tahmin etmeye çalışın. Kaldırma işlemine geçmeden önce cismi hafifçe yoklayarak test edin ve ağırlığı hakkında tam bir fikir edindikten sonra kaldırın.

9 - Cisimleri bedeninizle değil, önce beyninizle kaldırdığınızı unutmayın. Bu nedenle, ağır bir yükü mutlaka kaldırmanız gerekiyorsa, haltercilerin yaptığı gibi çok iyi konsantre olun. Kaldırırken yavaş ve temkinli hareket edin, ani hareketlerden kaçının. Adalelerinize ani yük bindirmeyin. Kaldırma esnasında karın kaslarınızı kasarak bütün kas gruplarınızı aynı anda çalıştırın. Karın ve sırt adalelerinizin kasılması omurganızı destekler.

10 - Ağır bir yükü belinizden daha yükseğe kaldırmayın. Hele bu yükü başınızdan yukarı kaldırmayı denemeniz tam bir felaket olabilir.

11 - Ayakta iken belinizi sağa veya sola doğru rotasyon yaptırıp eğilerek yerden bir şey almayın.

12- Yük elinizde iken dönmeniz gerekiyorsa belinizle değil, ayaklarınızın yerini değiştirerek dönün.

13 - Beliniz geriye doğru eğilmiş vaziyetteyken sırtınıza ağırlık yüklemeyin. Mutlaka yüklemeniz gerekiyorsa, dizleriniz biraz kırılmalı ve vücudunuz öne doğru hafif eğik olmalı.

14 - Ağır bir cismi bir yerden bir yere çekerek veya iterek tek başınıza götürmeyin.

15 - Bir cismi taşırken ayaklarınızın yere sağlam basması gerekir. Her iki ayağınız arasındaki mesafe de yaklaşık omuz genişliğinizde olmalı ve ayak uçlarınız dışa bakmalı.

16 - Sandalye veya koltukta otururken dik bir pozisyonda olmaya gayret edin ve bunu alışkanlık haline getirin. Bu esnada diz eklemlerinizin kalça eklemlerinden daha yüksekte bulunmasında, ayak tabanlarının yere temas ederken düz konumda olmasında ve yere rahatça basmasında yarar var. Otururken zaman zaman pozisyon değiştirmeniz de iyi olur.

17 - Yumuşak, alçak ve derin koltuklarda oturmayın. stabil olmayan bozuk koltukların ve yumuşak iskemlelerin belinizi tehdit ettiğini unutmayın. Kol konacak sandalye ve koltukları tercih edin.

18 - Sandalyede otururken ayaklarınızın altına bir basamak çekerseniz daha rahat edersiniz.

19 - Abdest alırken, dişlerinizi fırçalarken ya da elinizi, yüzünüzü yıkarken lavaboya doğru eğilmeyin; belinizi olabildiğince dik tutmaya gayret edin. Bu nedenle, evinizdeki lavaboların mümkünse biraz daha yüksekçe yapılmasını sağlayın.

MUTLAKA EGZERSİZ YAPIN
20 -
Her gün ez az 15 dakika yürüyün. Yürüme mesafesini giderek arttırın.

21 - Bir defa bel rahatsızlığı geçirmiş ve iyileşmişseniz, uzman doktorunuzun önerdiği egzersizleri aksatmadan yapın; çünkü düzenli egzersiz yapanlarda ağrının tekrarlaması daha seyrek görülür. Kronik ağrısı olan hastalar, hafif ağrılı dönemde bile egzersizlerden yararlanırlar.

22 - Sağlıklı olsanız bile her gün kaslarınızı güçlendirici egzersizler yapın. Karın, sırt ve kalça adalelerinin vücudun doğal korsesi olduğunu unutmayın.

23 - Egzersizleri, altında sunta veya tahta bulunan halı veya battaniye gibi sert bir zemin üzerinde yapın.

24 - Egzersiz hareketlerinin sayısını gün geçtikçe yavaş yavaş arttırın, başlangıçta aşırıya kaçmayın.

25 - Spor veya egzersiz yaparken ani ve zorlayıcı hareketlerden kaçının.

26 - Spor veya egzersize başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapın.

27 - Egzersiz sonrasında şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa uzman doktora danışın. Bir saati geçen rahatsızlık söz konusu ise o hareketi yapmayın.

28 - Günlük yaşantınızda ani hareketlerden sakının. Özellikle yataktan veya koltuktan kalkarken ani hareket yapmayın.

29 - Sandalyeden kalkarken bir ayağınız diğerinin önünde olmalı, bacak kaslarınız ve kollarınızın yardımıyla kendinizi yukarıya doğru iterken sırtınız dik pozisyonda bulunmalı.

30 - Yüksek iskemlelerde veya benzeri yüksek yerlerde oturmak bele binen yükü arttırır, bundan kaçının.

31 - Televizyon seyrederken veya herhangi bir gösteriyi izlerken koltukta sırtınızı kamburlaştırmak rahatsızlıklara yol açar.

32 - Her gün beyaz peynir ve bir kase yoğurt yemeyi ya da bir bardak az yağlı süt içmeyi alışkanlık haline getirin, güneş ışığından yeterince istifade edin.

33 - Vücut ağırlığınızı sürekli kontrol altında tutun. Alınan her fazla kilonun vücudunuz ve beliniz için ilave bir yük olduğunu, bunun da belinizin biyomekaniğini olumsuz yönde etkilediğini unutmayın.

34 - Uzman hekime danışmadan bel korsesi kullanmayın. Çelik balenli korselerin uzun vadede bel ve karın adalelerini zayıf bırakacağını unutmayın.

35 - Kesin teşhis konulup bel ağrınızın nedeni anlaşılmadan belinizi asla çektirmeyin ve maniplasyon (el ile müdahale) yaptırmayın. Bunun bazen felce kadar giden sonuçlara yol açtığını unutmayın.

36 - Üzüntü ve streslerin bel sağlığınızı da olumsuz yönde etkilendiğini bilerek ruh sağlığınıza özen gösterin. Ailevi, sosyal veya iş hayatınızla ilgili problemlerinizi çözmek için gerekirse ilgili doktor ve şahıslardan yardım isteyerek köklü bir çözüme gidin. Lüzumu halinde, bulunduğunuz ortamı geçici de olsa değiştirin veya tatile çıkın.

37 - Yaptığınız işi sevin. Stres altında ve işyerinde mutsuz olan kişilerde bel rahatsızlıkları daha sık görülür. Bu nedenle meslek seçimi konusuna henüz hayatın başındayken gereken önemi verin.

38 - Günlük yaşamda gerginlikten kurtulmanın yollarını öğrenin.

39 - Yüksek topuklu veya topuksuz ayakkabı giymeyin. Ayakkabılarınızın topuklarının yüksekliği normal, ökçeleri yumuşak olsun.

40 - Sandalye veya koltuğa oturmak için kendinizi sanki üstüne düşüyormuş gibi bırakmayın. Yavaş yavaş, kontrollü olarak oturma pozisyonuna geçin.

ÇOCUKLARINIZI DİK DURMALARI KONUSUNDA UYARIN
41 - Sandalye veya koltukta otururken, bir cismi hafif dahi olsa öne doğru eğilerek yerden almayın.

42 - Beliniz ağrıdığı dönemlerde alafranga tuvaletleri tercih edin. Tuvalete otururken en azından tek elinizi destek olarak kullanın.

43 - Tuvalet ihtiyacınızı giderirken oturur pozisyonda öne doğru eğilmeyin. Ağrılı dönemde alafranga tuvalette ters oturmanız, bu açıdan yarar sağlayabilir.

44 - Sert yatak istirahatinde iken, altına birkaç yastık koyarak ayaklarınızı yükseltmeniz daha iyi olacaktır. Bu esnada yemeklerinizi yatarak yiyebilirsiniz. Namazlarınızı sağ yanınıza doğru yatarak işaretle kılabilirsiniz. Yastığınızın alçak olmasında da yarar var. Bu pozisyonda yorulursanız yan yatabilirsiniz.

45 - Yan yatışta kalça ve dizlerinizden çekerek bacaklarınızı toplar ve ana rahmindeki gibi kıvrılarak durursanız rahat edersiniz. İki bacağınızın arasına yumuşak bir yastık koymanız da iyi olur.

46 - Doktorunuz mutlak yatak istirahati vermişse, tavsiyesine uyun. Bu tedavi esnasında ağrınız artıyor, durumunuz kötüye gidiyorsa doktorunuza bildirin. Birkaç gün içinde iyileşirseniz yine doktorunuzu haberdar edin. Uzman doktor, hastanın tedaviye vereceği cevaba göre bu süreyi arttırabilir ya da azaltabilir. Zaten ilk birkaç gün sonrasında hastalığın genel seyri kendisini belli eder. Prensip olarak hasta, becerebildiği anda normal yaşantısına dönmelidir. Kriter, hayat kalitesidir. Zira, lüzumsuz uzamış yatak istirahati de doğru değildir.

47 - Yorgunluğa bağlı olarak beliniz ağrıyorsa, usulüne uygun yapılan 10-15 dakikalık istirahat en iyi ilaçtır. Tam rahatlamak ve gevşemek için ayaklarınızı sandalyeyle yükseltirken, boynunuzun altına da küçük bir yastık koyabilirsiniz.

48 - Sırtüstü yatarken yüksek yastık kullanmayın.

49 - Yatağınız bel hizasından itibaren kırılabiliyorsa, 45 derecelik bir açı oluşturacak şekilde ayarlayarak sırtınızı dayayabilir ve dinlenebilirsiniz. Böyle bir yatağınız yoksa, iskemleyi devirerek arkalığın üzerine yastık koyup aynı şekilde dinlenebilirsiniz.

50 - Bacaklarınız düz pozisyondayken ayakta dimdik uzun süre hareketsiz kalmayın. Münavebeli olarak bir ayağınızı öne doğru uzatıp pozisyon değiştirin veya yürüyün.

51 - Sağlıklı iken düzenli olarak spor yapın. Yüzmeye önem verin, yürümeyi ihmal etmeyin.

52 - Daha önce bel rahatsızlığı geçirdiyseniz; güreş, boks, judo, futbol, basketbol gibi mücadele gerektiren ve halter, jimnastik, golf, tenis gibi zorlayıcı sporlardan uzak durun. Bunların yerine yürüme ve yüzme gibi sporları tercih edin. Beli fazla eğmeden bisiklete binmek de faydalıdır.

53 - Çocuklarınız hızlı gelişsinler diye onlara aşırı antrenman veya gereğinden fazla spor yaptırmayın.

54 - Çocuklarınızı, oturarak ders çalışırken öne veya yana eğik durmamaları konusunda sık sık uyarın. Masada uzun süre çalışması gereken kişilerin öne eğilmemeleri için, çalışma yüzeyinin bir miktar eğimli olmasında yarar vardır. Ayrıca, masanızın altına ayak dinlendirme basamağı koyun.

55 - Raflardan kitap veya herhangi bir eşyayı alırken önce ayağınızın altına yükseltici bir şey koyun ve eşyanın hizasına yükseldikten sonra onu alın.

56 - Çamaşır asarken yukarıya doğru uzanarak belinizi germeyin, ipin seviyesini boyunuza göre ayarlayın.

57 - Ayakkabınızı bağlamanız veya benzer bir hareket yapmanız gerekiyorsa, çömelerek veya yüksekçe bir cismin üstüne basarak yapın.

58 - Yataktan kalkarken önce tam yan dönün, daha sonra ellerinizle yandan destek alarak oturur pozisyona geçin ve öyle kalkın. Yatmak için ise önce yatak kenarına oturun ve bacaklarınızı yukarıya çekerken gövdenizi yatağa uzatın.

59 - Otomobil kullanırken koltuğunuz sert olsun, arkaya dayandığınızda koltuk belinizi desteklesin ve adeta kavrasın. Uzun yola çıkarken belinizi ince bir yastıkla destekleyin.

SERT YATAĞI TERCİH EDİN
60 -
Otomobile bindiğinizde, koltuğunuzu pedallara yakın olacak şekilde ayarlayın. Dizlerinizin de kalçanızın biraz yukarısında durmasını sağlayın. Aksi halde beliniz rahat etmez.

61 - Uzun süre araç kullanmayın. Şayet önünüzde kat edilecek çok uzun bir yol varsa, sık sık mola vermeyi ve bu esnada biraz yürümeyi tercih edin.

62 - Arabanızın bagajını boşaltırken, eşyaları öne ve ileriye doğru uzanarak almayın. Önce bir ayağınızı tamponun üzerine koyun, sonra belinizi fazla eğmeden bagajı boşaltın.

63 - Çocuklarınıza, okula giderlerken çantalarında mümkün mertebe az yük taşıtmaya çalışın. Bunun için, sadece o günkü dersleri ilgilendiren kitap, defter ve gereçleri yanlarına almaları konusunda onları eğitin.

64 - Ütü yaparken tek ayağınızın altına 15-20 santimetre yükseklikte bir cisim koyarak hafifçe yükseltin, belinizin rahatladığını göreceksiniz. Bir süre sonra basamağın üzerine öbür ayağınızı koyun.

65 - Elektrikli süpürgeyle veya paspasla yerleri temizlerken öne doğru eğilmeyin ve belinizi dik bir pozisyonda tutmaya gayret edin. Bu nedenle uzun saplı süpürge kullanmak daha yararlı olacaktır. Bahçede çalışırken de uzun saplı aletleri tercih edin.

66 - Yatağınız sert olsun. Yattığınız zaman vücudunuz yatağa gömülmesin. Vücudu değişik şekillere sokan, stabil olmayan, yumuşak veya çöküntülü yataklar sağlıklı değildir. Altında sunta veya tahta olan yataklar ile üzerine yatıldığında omurganın fizyolojik kıvrımlarına uyum gösterebilen kaliteli ortopedik yatakları tercih edin.

67 - Bilgisayar karşısında saatlerce hareketsiz veya uygun olmayan pozisyonda kalmak beli rahatsız eder. Bilgisayarda çalışırken başınız dik, beliniz ve kalçalarınızın arka kısmı destekli, köprücük kemikleriniz yere paralel durumda olmalı. Gözleriniz ekranın üst düzeyi hizasına yakın konumda ve ekranı tam karşıdan görecek pozisyonda bulunmalı. Kollarınız rahat, ön kol ve bilekleriniz aynı çizgi üzerinde yere paralel olmalı. Ayaklarınızı da bir destek üzerine koymanız daha iyi olur.

68 - Daha önce bel rahatsızlığı geçirdiyseniz, zıplama hareketi yapmayın ve yüksek bir yerden asla atlamayın.

69 - Sağlıklıyken, günlük yaşantınızda tembel olmayın, hareketliliği tercih edin. Fazla harekete izin vermeyen iş ve hayat düzeni belinizi tehdit eder. Söz gelişi, otobüsten bir durak önce inmek veya asansör yerine merdiveni kullanmak size çok şey kazandırır.

70 - Yürürken veya ayakta dururken vücudunuzun dik bir pozisyonda olmasına özen gösterin. Ağırlığınızı her iki bacağınıza eşit olarak paylaştırın. Ayakta dururken her iki omuz ve kalçanızın aynı hizada olmasına dikkat edin. Doğru duruşta çene içeri çekilmiş, baş dik, sırt ve bel düzdür. Bu duruşta, kulaktan yere indirilen dik çizgi, omuz ve kalçanın ortasından, ayak bileğinin önünden geçer. Ayakta dururken sırt kambur, bel çukur, karın öne sarkık, göğüs yassılaşmış ve çene öne çıkmış olursa, bu duruş yanlıştır. Böyle bir pozisyon bele rahatsızlık verir ve iç organlar da basınç altında kalır.

71 - İşyerinde devamlı oturarak çalışıyorsanız, bu durumun beliniz için sakıncalı olduğunu bilin ve ara sıra kalkıp dolaşın; çünkü oturur pozisyonda iken belinize binen yük, ayakta iken olduğundan belirgin şekilde daha fazladır. Yapılan araştırmalarda, günlük mesaisinin büyük bir kısmını oturarak geçirenlerde bel fıtığına yakalanma riskinin ayaktakilere oranla daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Oturarak çalışırken belinizi ince bir yastıkla desteklemenizde yarar vardır.

72 - Sırtüstü yattığınızda veya bir halıya uzandığınızda, bacaklarınızı dizlerinizden kırarak yukarıya doğru toplayın. Bu pozisyonda beliniz rahatlar ve ağrılarınız daha çabuk geçer.
 
ÇALIŞIRKEN KENDİNİZİ ZORLAMAYIN
73 - Yan veya sırtüstü pozisyonda yatarak uyuyun. Yüzüstü yatmayın. Sırtüstü dümdüz uzanmak da doğru değildir.

74 - Daha önce bel ağrısı tecrübesi yaşadıysanız, testereyle odun kesmeyin. Şayet bu işlem esnasında alet takılırsa, ileriye ve geriye doğru zorlayarak kurtarmaya çalışmayın.

75 - İri cüsseli hayvanları yakalamak, yere yatırmak veya taşımak gibi zor bir işle meşgul olmak zorundaysanız, tek başınıza çalışmayın. Bu işlemi birden fazla kin sşi beraberce yapın. İşi ehline bırakmak ise en iyisidir.

76 - Saçınızı yıkarken öne doğru iki büklüm eğilmeyin. Yere diz çöktükten sonra dirseklerinizi küvetin kenarına dayayıp başınızı yıkayabilirsiniz. Daha da iyisi, küvetin içine girip oturarak yıkanmaktır.

77 - Bel rahatsızlığınız varsa kamyon, kepçe, greyder gibi belinizi sürekli sarsan iş makinelerini kullanmayın.

78 - Koltukta kitap okurken, sırtınız arkaya yaslanmış ve başınız dik pozisyonda olmalı. Baş ve boyun öne eğilmiş şekilde okumak, beli rahatsız eder.

79 - Masaya veya herhangi bir yere dayanarak dinlenecekseniz, beliniz çukur vaziyette olmasın. Kalça ve dizlerinizi bükerek kendinize daha rahat bir pozisyon verin.

80 - Ayakta çalışırken, ayağınızın altına alçak bir cisim çekin. Vücut ağırlığını zaman zaman bir bacaktan diğerine aktarın. Bulaşık yıkarken lavabonun altındaki dolabı açarak bir bacağınızı içeriye doğru sokarsanız, rahat ettiğinizi göreceksiniz.

81 - Çalışırken kendinizi aşırı yormayın. Bazen bir işten diğerine geçmek de dinlendirici olabilir.

82 - Merdivenlerden inerken bastığınız basamaklara çok dikkat edin. Bazen son basamağa geldiğinizi sandığınızda bir basamak daha vardır ve siz farkında olmadan tüm vücudunuzla aşağıya doğru düşersiniz. İşte bu çok tehlikeli bir harekettir, bundan kaçının.

83 - Tarlada, inşaatta, işyerinde, evde çalışırken veya kar kürerken beliniz aniden ağrımaya başladıysa, geri kalan işi bitirmek üzere gayret sarf etmeyip hemen istirahate çekilin. Sert bir zeminde sırtüstü uzanıp dizlerinizi hafifçe bükerek bacaklarınızı yukarıya doğru toplamış vaziyette 15-30 dakikalık istirahat oldukça rahatlatıcı olur. Eğer bu süre sonunda durumunuzda iyiye gidiş yoksa doktorunuza müracaat edin. Hastalığınız esnasında istirahat süresinin uzun mu yoksa kısa mı olacağını önceden kestirebilmek çok zordur, manyetik rezonans görüntüleme metodu uzman doktora bu konuda bir fikir verir.

84 - Sık sık eğilip bükülmenizi gerektiren bir iş yapıyorsanız, belirli aralıklarla dinlenin. Bu dinlenme esnasında da belinizi aksi yönde esnetin.

85 - Bebeğinizi beşikten veya yattığı yerden alırken ona doğrudan uzanmayın. Önce dizlerinizi kırarak çökün ve bebeğe yaklaştıktan sonra kucağınıza alın.

86 - Bir yaşını geçmiş çocuklarınızı kucağınıza alıp sevmek için belinizden eğilerek ileriye doğru uzanmayın. Çocuğunuzu mutlaka dizlerinizi kırarak kucaklayın ve severken de yanınıza oturtarak veya beraberce yatarak sevin.

87 - Beliniz ağrıyorsa ve ağrı özellikle de bacağınıza vurmaya başladıysa, vakit geçirmeden uzman doktora müracaat edin. Doktor olmayan kişilerle kaybedeceğiniz vaktin bazen telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabileceğini unutmayın.

88 - Kapı veya pencereyi açarken zorlanıyorsanız, güçlü bir kişiden yardım isteyin.

89 - Karın kaslarının kasılmasıyla oluşan etki, disk içindeki basıncı bariz miktarda azaltır. Günlük yaşantınız esnasında çeşitli yerlerde beklerken karnınızı içeri çekerek adalelerinizi gerin ve gergin vaziyette 10'a kadar sayarak soluk almadan öylece durun. Sonra yavaş yavaş gevşeyin. Soluk tutma süresini haftalar ilerledikçe giderek arttırn sın. Karın kaslarınız kasılmış vaziyette soluk alıp vermeye alışın.

90 - Bel fıtığının en çok etkilediği alanlardan biri de kişinin cinsel hayatıdır. Bu konudaki sıkıntılarınızı doktorunuza anlatmalısınız. Doktorunuz size, cinsel perhiz ve aktif cinsel hayatınızın ne şekilde olacağı konusunda geniş bilgi verecektir. Ancak ağrının şiddetini koruduğu süreçte ve akut dönemlerde cinsel perhiz uygundur. Şikayetler gerileyip kişi kendini aktif cinsel hayata hazır hissettiğindeyse, çiftlerin yan yattıkları pozisyon (erkek arkada) tercih edilmelidir. Hastalığı geçirmiş olan kişinin altta bulunduğu ve belini hafif bir yastıkla desteklediği pozisyon da nispeten tavsiye edilebilir.

ÇEVRENİZDEKİ İNSANLARDAN YARDIM İSTEMEKTEN ÇEKİNMEYİN
91 - Bel rahatsızlığı geçirdiyseniz, uçak yolculuğu sırasında ayağınızı rahatça uzatabileceğiniz bir yeri tercih edin. Uzun süreli yolculuklarda koltuğunuzu hafifçe arkaya yatırın ve belinizi ince bir yastıkla destekleyin. Yolculuk esnasında sürekli oturmayın, ara sıra ayağa kalkarak biraz yürüyün. Yolculuk bitiminde valizlerinizi tekerlekli arabaya koyarak taşıyın. Valizleriniz zaten tekerlekliyse, problem yok demektir. İmkan varsa, yolculuk sonunda sıcak bir küvete veya jakuziye girerek adalelerinizi rahatlatın.

92 - Belinizin ağrıdığı günlerde çevrenizdeki insanlardan yardım istemekten çekinmeyin. Evde eşiniz ve çocuklarınız, işyerinde ise arkadaşlarınız rahatsızlığı atlatmanızda size yardımcı olabilirler. Arabanızı bile birkaç gün süreyle başka birileri kullanabilir. Her işi bizzat kendiniz yapmak zorunda değilsiniz.

93 - Doktorunuzun verdiği ilaçları tavsiye edildiği gibi kullanmaya özen gösterin. Mide problemi veya herhangi başka bir yan etki ortaya çıkarsa doktorunuza bildirin.

94 - Bel ve sırt ağrılarının bir kısmı, günlük hayatta yaşanan stres, endişe, kızgınlık, kıskançlık, üzüntü ve bastırılmış öfke gibi duygular sonucunda ortaya çıkar. Devam eden bu tip duygular karşısında belirli bir çözüm ve rahatlama sağlanmazsa, beyin vücudun herhangi bir bölgesinde ağrıyı başlatma komutunu sizden habersiz olarak verir. Böylece asıl meseleden kaçılarak ilgi başka tarafa çekilir. Bel de bu tip olaylardan sıklıkla nasibini alan bölgelerden biridir. Böyle bir mekanizmanın tuzağına düşmüş olan kişi, hafif ağrılarını abartır. Aslında bu şekilde, çözülememiş duygusal problemlerden kaçılmaktadır. Doktora müracaat ettiğinizde yapılan tetkikler neticesinde ciddi bir hastalık teşhisi net olarak ortaya konamamışsa, yukarıda anlattığımız mekanizma aklınıza gelsin. Bir taraftan asıl probleminizi bulup çözmeye çalışırken, diğer taraftan telkinle hasta olmadığınıza kendinizi inandırın. Ağrılarınızın hafiflediğini, hatta kaybolduğunu göreceksiniz.

95 - Tedaviniz bitip yeniden iş hayatınıza döndüğünüzde, faaliyetlerinizi yavaş yavaş arttırın. Hatta ilk birkaç gün yarım mesai ile yetinin. Belinize aşırı yükleme yapmayın. İş, aile ve sosyal hayatınızda, bu önerileri daima göz önünde bulundurun.

96 - Alkol, diğer birçok zararlarının yanı sıra kemik sağlığını da olumsuz yönde etkiler. Omur kemiklerindeki mineral kaybı ve sağlıksız yapı, dolaylı olarak disklere etki eder. Bu nedenle alkol kullanmamaya özen gösterin.

97 - Sigara içenlerin vücudundaki tüm hücreler yeterli oksijen alamaz. Bu olaydan kalp, akciğer ve beyin başta olmak üzere bütün organlar etkilenir. Omur kemikleri arasındaki diskler de oksijensiz ortamda daha kolay dejenere olur ve zamanla kendilerini tamir etme yeteneklerini kaybederler. Böylece, bel fıtığı gelişmesi riski de artar. Sigara ayrıca öksürüğü başlatır. Öksürük de dejenere olmuş ve zayıflamış disklerin üzerine aşırı bir basınç uygulayarak bazen bardağı taşıran son damla olabilir. Sigara içmeyin, içiyorsanız mutlaka bırakın. Bu konuda doktorunuzdan veya gönüllü kuruluşlardan yardım alabilirsiniz.

98 - Tek bir çeşit bel fıtığı olmadığı gibi, tek bir çeşit bel fıtığı tedavisi de yoktur. Öyle bir bel fıtığı vardır ki, tedavisi için yalnızca ilaç ve istirahat yeterli olur. Öylesi de vardır ki, fizik tedavi ve diğer konservatif tedavi türleriyle iyileşir. Bazı bel fıtıkları da vardır ki, mutlaka cerrahi girişim gerektirir. Bu nedenle, elindeki tek bir tedavi çeşidiyle tüm bel fıtığı hastalarını iyileştirdiğini söyleyen şahıslara inanmayın, sağlığınızı uzman doktorlara emanet edin.

99 - Uzman doktor yaptığı muayene ve tetkikler neticesinde sizdeki bel fıtığının cerrahi girişim gerektirdiğine karar vermiş ise, ameliyattan kaçmayın. Lüzumsuz kaybedilen zamanın bazen telafisi imkansız sonuçlara yol açtığını bilin. Prensip olarak cerrahi girişim son çaredir; ancak yapılan bütün konservatif tedavilere rağmen iyileşme görülmüyor ve inatçı bir ağrı varlığını sürdürüyorsa, cerrahi müdahaleden çekinmeyin.

100 - Unutmayın; her yere araba ile gitmek, televizyonu uzaktan kumanda ile açıp kapamak, sürekli oturarak çalışmak, kilo aldıracak her türlü besini umursamadan yemek, doğru bir yaşantı değildir.
 

Terimler

Bel fıtığı, Bel kayması, Disk kayması, Siyatalji, Siyatik, Lumbago terimleri halk arasında genellikle yanlış anlamlarda kullanılmaktadır. Bu nedenle bu terimlerin anlamlarını kısaca açıklamakta yarar görmekteyiz.

Lumbago : Bel ağrısı anlamına gelen eski bir terimdir.

Bel fıtığı : Bel omurları arasında bulunan ve disk adı verilen yapının fıtıklaşarak kalça ve bacağa giden sinir köklerine bası yapmasıdır.

Disk kayması : Bel fıtığı ile eş anlamlı olarak kullanılan yanlış bir terimdir.

Bel kayması : İki bel omurunun çeşitli nedenlerle birbiri üzerinden kaymasıdır. Bel fıtığına göre daha seyrek görülür.

Siyatalji : Siyatik sinirine bası sonucu oluşan ağrıya verilen addır. Kalça, uyluk ve bacağın arkasında uzanan ve ayağa kadar uzanan siyatik siniri, bel fıtığı ya da  başka nedenlerle ağrıya yol açtığında siyatalji terimi kullanılır.

Siyatik : Yanlış kullanılan bir terimdir. Bir hastalık ya da  yakınma belirtmez. Yukarıda tarif ettiğimiz sinirin (siyatik siniri) kendisi bu adla anılır.

Bel Fıtığı

Bacak ağrısı ile birlikte oluşan bel ağrılarının en sık rastlanılan nedeni
bel fıtığıdır.

İnsan omurgası gövdenin dik durmasını sağlar. “Omurga kolonu” omurlar, diskler ve bağlardan oluşur. Omurların ortasında yer alan bir kemik kanalda ise omurilik bulunur. Ayrıca iki omurun yanlarındaki deliklerden, kalın elektrik kabloları gibi sinir kökleri çıkar. Bu sinirler, ayrı ayrı vücut bölgelerine giderek buraların duyusunu ve hareketini sağlar.

“Disk”, sert ve sabit bir lif demeti ile çevrilidir. Diskin ortasında ise yumuşak ve pelte kıvamında bir çekirdek kısım vardır. Diskin görevi frenleyici bir yastıkçık gibidir.

Omurga, otomobillerin amortisörlerine benzetilebilir. Omurilik ve siniri ezici sarsıntılardan korur. Ancak yaşlanma ile yumuşaklığını yitiren disk, frenleyici yastıkçık görevini zamanla kaybeder. Bunun sonucunda diski çevreleyen sert lif demeti yırtılabilir. Ortasındaki peltemsi fakat artık sertleşmiş çekirdek dışarı kaçabilir ve sinir köklerinden birine bası yapar. Buna Bel Fıtığı (disk hernisi) denir. Sinire olan bası, bacağa dek vuran şiddetli ağrılara (Siyatalji) ve bel ağrısına neden olur.

Bel fıtığı kimlerde daha sık görülür?

Tıp dilinde disk hernisi olarak adlandırılan bel fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50 yaş arasında ve her iki cinste de eşit olarak görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun boyluların bel fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en fazla olan kesimdir.

Bel fıtığı nasıl oluşur?

Omurgayı incelediğimizde, omurganın içine olabilecek en mükemmel koruma sisteminin yerleştirildiğini görürüz. Omurgayı oluşturan kemiklerin arasına kıkırdak yapılı birer disk yerleştirilmiştir. Bu diskler otomobil tekerleklerindeki yükü emen amortisörler gibi çalışırlar.

İşte bel fıtığı omurgalar arasında bulunan disk denilen elastiki kıkırdak dokunun omurgaların basısı nedeniyle öne doğru kayarak omurilik kılıfından çıkan ve bacağın çeşitli bölgelerine giden sinirleri sıkıştırmasıyla oluşur.  Bazen ani bir zorlama, ağır bir şey kaldırma, ters bir hareket veya belin üşütülmesi bile bel fıtığına neden olabilir. Ancak  bel fıtığının en önemli nedeni uzun süren stress ve gerginlikler sonrası kaslardaki aşırı gerilmedir.

 

Bel fıtığının belirtileri nelerdir?

Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar,
Ayaklarda uyuşmalar,
Hareket kısıtlılıkları,
Yürüme ve oturmada güçlük,
İleri safhalarda iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, dengesizlik ve yürüyememe

Bel fıtığı teşhisi nasıl konur?

Günümüzdeki modern tanı yöntemleri, Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) ile bel fıtığı teşhisi kolaylıkla konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir.

Bel fıtığının tedavisi nasıl yapılır?

a) Başlangıç safhası

Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa giden sinirlere yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı mevcut, herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir. Hastaya yapılacak öneriler şunlardır:

Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan ağırlıkları kaldırmamalıdır.

Öne ve yanlara doğru eğilme, belin bükülmesi yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın çömelerek alması söylenir.

Hastaların otururken belinin arkasına bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın mesleği gereği uzun süre oturması gerekiyorsa her yirmi dakikada bir yürümesi önerilir. Uzun süre araba kullananlara ise yirmi dakikada bir arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç kez dönmeleri tavsiye edilir.

Hastanın yukarıya doğru uzanması yasaklanır. Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdivenin üstüne çıkıp alması söylenir.

Hastaya belini daima sıcak tutması, açık pencere veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır.

Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel fıtığının ilerlemesine de yol açabilir.

Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak istirahati yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının aksine zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı yatakta ve hastanın kendince en rahat edebildiği pozisyonda yatması daha uygundur.

b) Bel fıtığı ilerlerse ne yapılmalı?

Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk bir kaç gün ağrılarda artma olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye devam etmelidir.

Bel çektirme, akupunktur, bele balık bağlama, el masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle bile iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir. Bu tip alternatif tedavi metotlarının amaçları fizik tedavide olduğu gibi kasları gevşetme esasına dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu metotlar faydadan çok zarar getirir.

Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir. Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel fıtıklarında fıtıklaşmış diske bilgisayarlı tomografi altında bir iğne ile girilerek radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın çökmesi esasına dayanır. Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede yatma gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir riski yoktur, ama fıtığı tamamen yok etmesinin garantisi yoktur.

c) Ameliyat gerektiren durumlar

Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ancak Mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek kalmamıştır.

Ameliyat gerektiren durumlar ve gerektirmeyen durumlardaki tedavi seçenekleri aşağıda özetlenmektedir:

Hangi durumlarda ameliyat edilir ?

    - Fıtık parçasının koparak serbest parça haline gelmesi
    - Şiddetli bacak ağrısı, yürüyememe
    - Bacakta, ayakta güç kaybı
    - Cinsel gücün kaybı

Hangi durumlarda once diğer tedavi yöntemleri denenebilir ?

    - Sadece bel ağrısı
    -
    Sadece ağrı ve uyuşukluk
    - MR’da sinirin net olarak görülmesi

Mikrocerrahi nedir?

Yaklaşık altmış yıldır uygulanmakta olan klasik bel fıtığı ameliyatları sonucu hastaların tam olarak iyileşememeleri, uzun süre ağrı çekmeleri, işlerine geç dönmeleri cerrahları bu konuda arayışlara yöneltmiştir ve yirmi iki yıl önce Caspar ve Yaşargil  tarafından mikrodiskektomi metodu bulunmuştur. Mikrodiskektomi hastaların ayağa kalkış ve işlerine dönüş süreçlerini kısaltmış, fakat özel eğitim, özel mikroskop ve özel aletler gerektirdiğinden arzu edilen düzeyde yaygınlaşamamıştır. Bu nedenle halk arasında bel fıtığı ameliyatından sonra sakat kalırım, normale dönemem korkusu oldukça yaygın bir şekilde devam etmektedir.

Bel fıtığında uygulanan mikrocerrahi metoduyla hastalar ameliyat olduktan altı-yedi saat sonra ayağa kalkıp yürümekte ve aynı gün evlerine gidebilmektedirler. Bu method sayesinde sadece bir buçuk-iki santimlik bir kesi yapılmakta ve ameliyat sonrası cilt yüzeyine dikiş konmamaktadır.

Ameliyatın gelişmiş mikroskoplar altında yapılması ameliyat bölgesindeki sinirlerin yüzde 25 veya 40 büyütmeyle görülmesini, böylece sinirlere hasar verme riskini sıfıra indirmeyi sağlamaktadır. Halen bu metotla bel fıtığı ameliyatları korkulu rüya olmaktan çıkmış, bel fıtığı olan hastaların hastalıkları nedeniyle üzüntüye kapılmalarını önlenmiştir. Hastalar ameliyat oldukları gün veya ertesi gün taburcu olabilmekte, bir hafta içinde de normal yaşantılarına dönebilmektedirler.

Bazı hastalar ise ameliyattan değil narkoz almaktan korkmaktadırlar. Birçoğunda uyuyup bir daha uyanamama korkusu vardır. Epidural anestezinin bel fıtığı ameliyatlarında da kullanılması ile bu korku ortadan kaldırılmış, artık bel fıtığı ameliyatları konuşa konuşa yapılır hale gelmiştir. Hastalar ameliyat sırasında rahatlıkla sohbet eder, şarkı söyleyebilir, ameliyat sırasında yakınlarını arayabilir hale gelmişlerdir.

Diğer cerrahi metodları nelerdir?

Daha önceleri uygulanan lazerle belfıtığı ameliyatları, perkütanöz endoskopik diskektomi denilen ayaktan tedavi metotları ve kemonükleozis denilen ilaçla diskin eritilmesi metotları ancak istirahatle ve fizik tedaviyle iyi olabilecek hastalara fayda ettiğinden yavaş yavaş terkedilmektedir.

Bir çok hastalıkta da olduğu gibi bel fıtığından değil geç kalınmaktan korkulmalıdır. Amacımız ağrısız, hareket kısıtlılığı olmayan mutlu bir toplum yaratmaktır.

Hastaneye yatarken …

    - Size söylenilen ameliyat saatinden 6 – 8 saat önce herhangi birşey yemeyiniz,
      sigara ve su içmeyiniz. ( Doktorunuz bu saati size özellikle belirtecektir.)
    - Hastaneye gelirken rahat giysiler giyinin.
    - Ameliyattan birgün once mutlaka banyo yapın.
    - Hastaneye gelirken MR’ınızı ve diğer tüm tetkiklerinizi mutlaka yanınızda
      getiriniz.
    - Hastaneye gelince ilk once “Danışma/Resepsiyon” bölümüne başvurun.
      İsminiz görevlilerin önündeki listede yazılı olacak ve size yatış işlemleriniz için
      gerekli tüm yardım bu bölümde yapılacaktır.
    - Danışma bölümünde ve yatışınızdan itibaren merkezimizin halkla ilişkiler
      görevlileri yanınızda bulunacaktır.

Bel fıtığından korunmak için önlemler nelerdir ?

Kilo vermek :

Fazla kilolar, omurlar, dolayısıyla diskler üzerine olan yükü arttırır. Sonuçta diskin içindeki yumuşak çekirdeğin dışarı kaçmasını yani fıtıklaşmayı kolaylaştırır. Şişman bir bel fıtığı hastasının kilo vermesi kadar iyi bir tedavi yoktur. Bu her reçeteden daha değerlidir.

Spor yapmak:

Bel ağrıları olan  kişinin yapmasında yararı olan sporlar; yüzme, yürüme, hafif koşular (jogging) ve bisiklete binmek (dik durumda yapılmalı ve kıvrık gidonlu bisikletle yapılmamalı) olarak sayılabilir.

Futbol, basketbol, voleybol, güreş, halter, golf gibi sporlar sakıncalıdır. Jogging 20 dakika süreyle yapılmalıdır. Diğer aktivitelerin süresi 30-40 dakikaya çıkarılabilir. Ancak bu sırada nabız sayılmalı ve 120-130 dakikanın üzerine çıkarılmamalıdır. (40 yaşın altında 130 dakika, 40 yaşın üzerinde 120 dakika).

Sağlıklı uyumak ve dinlenmek:

Bel ağrısından yakınan hastalar birçok hareketten kaçınmak zorundadır. Günlük yaşamdaki hareketler kolay görünmesine rağmen dikkat edilmediği takdirde bel ağrısının artmasına neden olurlar. Bu nedenle yaptığınız tüm hareketlerde bel dengeli bir durumda tutulmalıdır.

İnsanlar yaşamının üçte birini uykuda geçirmelerine rağmen bu sürenin bel üzerindeki etkisini dikkate almamaktadırlar. İyi bir yatak vücudun gömülmesini engelleyecek kadar sert, sırt eğrilerini koruyacak kadar yumuşak olmalıdır. Büyük yataklar tercih edilmelidir. Bu yataklar gece boyunca rahat hareketi sağlar, eklem ve kaslar üzerindeki yükü azaltır ve sabah tutukluğunu önler.

Yastık ensenize destek olmalı ve dengeli bir durumda dinlenme olanağı sağlanmalıdır. Kuş tüyü veya fiber yastıklar sünger yastıklara tercih edilmelidir. Enseyi destekleyecek biçimde yapıldığı takdirde sünger yastıklar da kullanılabilir.

Vücudumuzun uykudaki şekli iyileşme sürecini etkiler. Uyumadan önce vücudumuzu rahat ettirecek bir şekil almak doğru olacaktır.



Sırt üstü uyuma veya dinlenmede ensenize desteksiz bir biçimde yastık koymayın. Dizlerin arasında yastık koymak sizi daha da rahatlatır. Ancak büyük bir yastık kullanmayın.



Dizleri ğöğsünüze  doğru çekerek yan yatmak da sizi geçici süre rahatlatabilir. Ancak sürekli yatmak için doğru bir şekil değildir. Alttaki bacağınızı düz tutun, diğer bacağınızı bükün.

Sert bir yatakta yüzü koyun yatmak da sizi rahatlatabilir. Bu durumda başınızın altına yastık konması genellikle tavsiye edilmez. Dizlerinizi büküp bileklerin arasına bir yastık yerleştirilmesi doğru olacaktır.



Yatak yapmak zorunda kalırsanız tek tarafta durup öne doğru eğilmeyin. Öne doğru eğilme hareketi diz çökerek veya yatağın üzerine çıkarak en aza indirilebilir. Böylelikle belin dengeli pozisyonu korunmuş olur. Ayakta yapacaksanız yatağın etrafında dönerek yapmaya çalışın.

Ağırlık kaldırırken dikkat edilecek hususlar:

Herhangi bir yük kaldırmadan önce bunun gerekliliğini ve sınırlarını belirleyiniz. Hekiminizden size uygun özel kaldırma tekniklerini mutlaka öğrenininiz. Belinize zarar vermemek için, iyileşmenin erken dönemlerinde yük kaldırmamak ya da yardım istemek daha doğru olacaktır. Güvenli bir biçimde kaldırmak sadece ağırlığın miktarı ile değil, kaldırma biçimi ile de ilgilidir. Sanılanın aksine bel kasları kaldırma faaliyeti için elverişli değildir. Bel kaslarının başlıca amacı, dengeli bir duruş sağlamak için karın kasları ile iş birliği halinde çalışmaktadır. Bu nedenle kaldırma hareketini belinize değil, bacak ve uyluktaki büyük kasları kullanarak yapmalısınız.

Günlük faaliyetlerdeki tüm kaldırma hareketlerine son vermek kolay değildir. İyileşmenin erken dönemlerindeki kısıtlamalardan sonra durum düzeldikçe yavaş yavaş yük kaldırmaya başlayabilirsiniz.

Herhangi bir yükü kaldırırken dikkat edilmesi gereken ilkeler aşağıda sıralanmıştır:

  • - Kaldıracağınız ağırlığı hesaplayın.
  • - Kaldırmadan önce ağırlığı deneyin.
  • - Gerektiğinde yardım isteyin.
  • - Kaldırırken belinizi daima dengeli durumda tutun.
  • - Mümkün olduğunca ayaklarınızı kullanın.
  • - Kullanacağınız yükü mümkün olduğunca kendinize yakın tutun.
  • - Kaldırırken karın kaslarınızı gergin tutun, nefesinizi tutmayın.
  • - Kaldırırken dönmek gerekirse belinizle değil, ayaklarınızla dönün.
  • - Hızlı, çabuk ve yumuşak hareketlerle yer değiştirin.
  • - Eğilme ve uzanma hareketlerini en aza indirin.

Ev işi yaparken dikkat edilecek hususlar:

Mutfak işleri:



Mutfakta çalışırken dengeli bir durum imkanı vermeyen hareket ve duruşlardan kaçınmak gerekir. Yukarıya doğru uzanmamak için mutfak gereçlerinin omuz ve bel arasında bir yükseklikte dizilmiş olmasını sağlayın. Daha aşağı seviyelerden bir şey almak gerektiği takdirde dizinizi yere dayayın, cismi alın, tezğaha koyun, masanın desteğinden yararlanın. Ayağa kalkacağınız zaman iskemle ya da tezgahtan yararlanın. Bu destekler belin normal eğiminin korunmasını sağlayacaktır. Uygun bir destek bulamazsanız ellerinizi kalçanıza koyun ve kollarınızla itin.



Bulaşık yıkarken tabakları kendinize yakın tutun. Bu sizin dik durmanızı sağlayacaktır.Ağır bulaşıkları kaldırmak yerine kaydırmaya çalışın. Ağır malzemeleri taşırken servis arabası kullanın.



Bulaşık makinesini doldururken, yıkanacak bulaşıkları önce makinenin yanındaki tezgaha yerleştirin. Bir dizinizi bükerek bulaşık makinesini doldurun. Bu sizi tekrar tekrar öne eğilmekten koruyacaktır. Bulaşık makinesini boşaltmak için işlemin tersini yapın. Ayağa kalkarken makineyi destek olarak kullanın.

Çamaşır yıkarken:



Çamaşırı küçük parçalar halinde makineye koyun. Küçük parçalar belinize büyük bir iki parçanın vereceğinden daha az yük bindirir. Makineye doğru eğilmekten kaçının. Üstten doldurmalı makineden bacağınızı yukarıya doğru kaldırın.. Özellikle ıslak çamaşırşarı alırken  büyük yığınları yüklenmeyin. Makineyi doldurup boşaltırken, dizlerinizin üzerine çökün, kalkarken makineden destek alın.

Çocuk bakımı:

Beliniz ağrırken kucağınıza çocuk alacaksanız, önlemini daha önceden almanız gerekir. Ani hareketler ağrınızı arttırabilir. Bu durum hem sizin hem de çocuk için tehlikelidir. Çocuğun altını değiştirmek için yüksek bir yer ya da çocuk karyolası yoksa yerde değiştirmekten kaçının. Çocuğu giydirmek için masa ya da karyolasına doğru eğilirken belinizden değil, kalçadan eğilmeye çalışın. Belinizi dengeli bir durumda tutun. Önce bir bacağınızın üzerinde doğrulun. Çocuğu bu şekilde kucağınıza alın. Tek diz kaldırışı genellikle en etkili yöntemdir. Kaldırırken çocuğu mümkün olduğunca kendinize yakın tutun.



Eğer çocuk yeterince büyükse önce bir sandalye oturtun ya da ayakta tutun. Daha sonra yan çömelme durumunda dizinize doğru kaydırın. Bu pozisyon kaldırmanız için gereken alanı küçültür ve öne eğilme gereksiniminizi azaltır. Çocuğu uzun süre tek kalça üzerinde taşımaktan kaçının.

 

 

 

 
 

 


 

 

 

 

 

 

Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us


animasyon2.gif
 

 


 

     Site dizayn (c) alpmehmet 2007

                                                                                                                                      Hosting kral Hosting