|
Bel sağlığınız için 100 tavsiye
Günlük hayatta durup düşünmeden yaptığınız birçok
hareketin aslında bel sağlığınızı tehdit ettiğini biliyor musunuz?
Uzmanlar, bel sağlığını korumak isteyen ya da fıtık veya başka bir
sebebe bağlı bel rahatsızlığı bulunan herkesin günlük yaşamda dikkat
etmesi gerekenleri sıralıyor.
İşte, bel sağlığınız için 100 tavsiye:
1 - Herhangi bir ağırlığı taşımanız gerekirse, yükü
vücudunuza simetrik olarak paylaştırdıktan sonra taşıyın.
2 - Cisimleri bir yerden başka bir yere taşırken,
belinizin eğik değil de dik pozisyonda olmasına dikkat edin.
3 - Ağır bir yükü kaldırmayı denemeyin. Kaldırmak
zorundaysanız, başkalarından yardım isteyin.
4 - Hafif dahi olsa yerden bir cismi alırken
dizlerinizi kırın ve çömelerek alın, belden eğilmeyin. Yükü
belinizle değil, bacaklarınızla kaldırın.

5- Bir eşyayı alırken ona doğru uzanmayın, yanına
iyice yaklaşın ve öyle alın. Bir cismi yerden alırken de önce onu
bedeninize doğru yaklaştırıp sonra yükseltin.
6 - Bir eşyayı taşırken, onu gövdenize yakın tutun.
Taşınacak eşya vücudunuza ne kadar yakın olursa, omurganıza binen
yük o kadar azalacaktır.
7 - İki kişi iseniz ve bir eşyayı iki ucundan
tutarak taşımanız gerekiyorsa, birbirinize haber vermeksizin eşyanın
bir ucunu asla bırakmayın.
8 - Bir cismi kaldırmadan önce, ne kadar ağır
olduğunu tahmin etmeye çalışın. Kaldırma işlemine geçmeden önce
cismi hafifçe yoklayarak test edin ve ağırlığı hakkında tam bir
fikir edindikten sonra kaldırın.
9 - Cisimleri bedeninizle değil, önce beyninizle
kaldırdığınızı unutmayın. Bu nedenle, ağır bir yükü mutlaka
kaldırmanız gerekiyorsa, haltercilerin yaptığı gibi çok iyi
konsantre olun. Kaldırırken yavaş ve temkinli hareket edin, ani
hareketlerden kaçının. Adalelerinize ani yük bindirmeyin. Kaldırma
esnasında karın kaslarınızı kasarak bütün kas gruplarınızı aynı anda
çalıştırın. Karın ve sırt adalelerinizin kasılması omurganızı
destekler.
10 - Ağır bir yükü belinizden daha yükseğe
kaldırmayın. Hele bu yükü başınızdan yukarı kaldırmayı denemeniz tam
bir felaket olabilir.
11 - Ayakta iken belinizi sağa veya sola doğru
rotasyon yaptırıp eğilerek yerden bir şey almayın.
12- Yük elinizde iken dönmeniz gerekiyorsa
belinizle değil, ayaklarınızın yerini değiştirerek dönün.
13 - Beliniz geriye doğru eğilmiş vaziyetteyken
sırtınıza ağırlık yüklemeyin. Mutlaka yüklemeniz gerekiyorsa,
dizleriniz biraz kırılmalı ve vücudunuz öne doğru hafif eğik olmalı.

14 - Ağır bir cismi bir yerden bir yere çekerek
veya iterek tek başınıza götürmeyin.
15 - Bir cismi taşırken ayaklarınızın yere sağlam
basması gerekir. Her iki ayağınız arasındaki mesafe de yaklaşık omuz
genişliğinizde olmalı ve ayak uçlarınız dışa bakmalı.
16 - Sandalye veya koltukta otururken dik bir
pozisyonda olmaya gayret edin ve bunu alışkanlık haline getirin. Bu
esnada diz eklemlerinizin kalça eklemlerinden daha yüksekte
bulunmasında, ayak tabanlarının yere temas ederken düz konumda
olmasında ve yere rahatça basmasında yarar var. Otururken zaman
zaman pozisyon değiştirmeniz de iyi olur.
17 - Yumuşak, alçak ve derin koltuklarda oturmayın.
stabil olmayan bozuk koltukların ve yumuşak iskemlelerin belinizi
tehdit ettiğini unutmayın. Kol konacak sandalye ve koltukları tercih
edin.
18 - Sandalyede otururken ayaklarınızın altına bir
basamak çekerseniz daha rahat edersiniz.
19 - Abdest alırken, dişlerinizi fırçalarken ya da
elinizi, yüzünüzü yıkarken lavaboya doğru eğilmeyin; belinizi
olabildiğince dik tutmaya gayret edin. Bu nedenle, evinizdeki
lavaboların mümkünse biraz daha yüksekçe yapılmasını sağlayın.
MUTLAKA EGZERSİZ YAPIN
20 - Her gün ez az 15 dakika yürüyün. Yürüme mesafesini
giderek arttırın.
21 - Bir defa bel rahatsızlığı geçirmiş ve
iyileşmişseniz, uzman doktorunuzun önerdiği egzersizleri aksatmadan
yapın; çünkü düzenli egzersiz
yapanlarda ağrının tekrarlaması daha seyrek görülür. Kronik ağrısı
olan hastalar, hafif ağrılı dönemde bile egzersizlerden
yararlanırlar.
22 - Sağlıklı olsanız bile her gün kaslarınızı
güçlendirici egzersizler yapın. Karın, sırt ve kalça adalelerinin
vücudun doğal korsesi olduğunu unutmayın.
23 - Egzersizleri, altında sunta veya tahta bulunan
halı veya battaniye gibi sert bir zemin üzerinde yapın.
24 - Egzersiz hareketlerinin sayısını gün geçtikçe
yavaş yavaş arttırın, başlangıçta aşırıya kaçmayın.
25 - Spor veya egzersiz yaparken ani ve zorlayıcı
hareketlerden kaçının.
26 - Spor veya egzersize başlamadan önce mutlaka
ısınma hareketleri yapın.
27 - Egzersiz sonrasında şiddetli ve 15 dakikadan
fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa uzman doktora danışın.
Bir saati geçen rahatsızlık söz konusu ise o hareketi yapmayın.
28 - Günlük yaşantınızda ani hareketlerden sakının.
Özellikle yataktan veya koltuktan kalkarken ani hareket yapmayın.
29 - Sandalyeden kalkarken bir ayağınız diğerinin
önünde olmalı, bacak kaslarınız ve kollarınızın yardımıyla kendinizi
yukarıya doğru iterken sırtınız dik pozisyonda bulunmalı.
30 - Yüksek iskemlelerde veya benzeri yüksek
yerlerde oturmak bele binen yükü arttırır, bundan kaçının.

31 - Televizyon seyrederken veya herhangi bir
gösteriyi izlerken koltukta sırtınızı kamburlaştırmak
rahatsızlıklara yol açar.
32 - Her gün beyaz peynir ve bir kase yoğurt yemeyi
ya da bir bardak az yağlı süt içmeyi alışkanlık haline getirin,
güneş ışığından yeterince istifade edin.
33 - Vücut ağırlığınızı sürekli kontrol altında
tutun. Alınan her fazla kilonun vücudunuz ve beliniz için ilave bir
yük olduğunu, bunun da belinizin biyomekaniğini olumsuz yönde
etkilediğini unutmayın.
34 - Uzman hekime danışmadan bel korsesi
kullanmayın. Çelik balenli korselerin uzun vadede bel ve karın
adalelerini zayıf bırakacağını unutmayın.
35 - Kesin teşhis konulup bel ağrınızın nedeni
anlaşılmadan belinizi asla çektirmeyin ve maniplasyon (el ile
müdahale) yaptırmayın. Bunun bazen felce kadar giden sonuçlara yol
açtığını unutmayın.
36 - Üzüntü ve streslerin bel sağlığınızı da
olumsuz yönde etkilendiğini bilerek ruh sağlığınıza özen gösterin.
Ailevi, sosyal veya iş hayatınızla ilgili problemlerinizi çözmek
için gerekirse ilgili doktor ve şahıslardan yardım isteyerek köklü
bir çözüme gidin. Lüzumu halinde, bulunduğunuz ortamı geçici de olsa
değiştirin veya tatile çıkın.
37 - Yaptığınız işi sevin. Stres altında ve
işyerinde mutsuz olan kişilerde bel rahatsızlıkları daha sık
görülür. Bu nedenle meslek seçimi konusuna henüz hayatın başındayken
gereken önemi verin.
38 - Günlük yaşamda gerginlikten kurtulmanın
yollarını öğrenin.
39 - Yüksek topuklu veya topuksuz ayakkabı
giymeyin. Ayakkabılarınızın topuklarının yüksekliği normal, ökçeleri
yumuşak olsun.
40 - Sandalye veya koltuğa oturmak için kendinizi
sanki üstüne düşüyormuş gibi bırakmayın. Yavaş yavaş, kontrollü
olarak oturma pozisyonuna geçin.
ÇOCUKLARINIZI DİK DURMALARI KONUSUNDA UYARIN
41 - Sandalye veya koltukta otururken, bir cismi
hafif dahi olsa öne doğru eğilerek yerden almayın.

42 - Beliniz ağrıdığı dönemlerde alafranga
tuvaletleri tercih edin. Tuvalete otururken en azından tek elinizi
destek olarak kullanın.
43 - Tuvalet ihtiyacınızı giderirken oturur
pozisyonda öne doğru eğilmeyin. Ağrılı dönemde alafranga tuvalette
ters oturmanız, bu açıdan yarar sağlayabilir.
44 - Sert yatak istirahatinde iken, altına birkaç
yastık koyarak ayaklarınızı yükseltmeniz daha iyi olacaktır. Bu
esnada yemeklerinizi yatarak yiyebilirsiniz. Namazlarınızı sağ
yanınıza doğru yatarak işaretle kılabilirsiniz. Yastığınızın alçak
olmasında da yarar var. Bu pozisyonda yorulursanız yan
yatabilirsiniz.
45 - Yan yatışta kalça ve dizlerinizden çekerek
bacaklarınızı toplar ve ana rahmindeki gibi kıvrılarak durursanız
rahat edersiniz. İki bacağınızın arasına yumuşak bir yastık koymanız
da iyi olur.
46 - Doktorunuz mutlak yatak istirahati vermişse,
tavsiyesine uyun. Bu tedavi esnasında ağrınız artıyor, durumunuz
kötüye gidiyorsa doktorunuza bildirin. Birkaç gün içinde
iyileşirseniz yine doktorunuzu haberdar edin. Uzman doktor, hastanın
tedaviye vereceği cevaba göre bu süreyi arttırabilir ya da
azaltabilir. Zaten ilk birkaç gün sonrasında hastalığın genel seyri
kendisini belli eder. Prensip olarak hasta, becerebildiği anda
normal yaşantısına dönmelidir. Kriter, hayat kalitesidir. Zira,
lüzumsuz uzamış yatak istirahati de doğru değildir.

47 - Yorgunluğa bağlı olarak beliniz ağrıyorsa,
usulüne uygun yapılan 10-15 dakikalık istirahat en iyi ilaçtır. Tam
rahatlamak ve gevşemek için ayaklarınızı sandalyeyle yükseltirken,
boynunuzun altına da küçük bir yastık koyabilirsiniz.
48 - Sırtüstü yatarken yüksek yastık kullanmayın.
49 - Yatağınız bel hizasından itibaren
kırılabiliyorsa, 45 derecelik bir açı oluşturacak şekilde
ayarlayarak sırtınızı dayayabilir ve dinlenebilirsiniz. Böyle bir
yatağınız yoksa, iskemleyi devirerek arkalığın üzerine yastık koyup
aynı şekilde dinlenebilirsiniz.
50 - Bacaklarınız düz pozisyondayken ayakta dimdik
uzun süre hareketsiz kalmayın. Münavebeli olarak bir ayağınızı öne
doğru uzatıp pozisyon değiştirin veya yürüyün.
51 - Sağlıklı iken düzenli olarak spor yapın.
Yüzmeye önem verin, yürümeyi ihmal etmeyin.
52 - Daha önce bel rahatsızlığı geçirdiyseniz;
güreş, boks, judo, futbol, basketbol gibi mücadele gerektiren ve
halter, jimnastik, golf, tenis gibi zorlayıcı sporlardan uzak durun.
Bunların yerine yürüme ve yüzme gibi sporları tercih edin. Beli
fazla eğmeden bisiklete binmek de faydalıdır.
53 - Çocuklarınız hızlı gelişsinler diye onlara
aşırı antrenman veya gereğinden fazla spor yaptırmayın.
54 - Çocuklarınızı, oturarak ders çalışırken öne
veya yana eğik durmamaları konusunda sık sık uyarın. Masada uzun
süre çalışması gereken kişilerin öne eğilmemeleri için, çalışma
yüzeyinin bir miktar eğimli olmasında yarar vardır. Ayrıca,
masanızın altına ayak dinlendirme basamağı koyun.
55 - Raflardan kitap veya herhangi bir eşyayı
alırken önce ayağınızın altına yükseltici bir şey koyun ve eşyanın
hizasına yükseldikten sonra onu alın.
56 - Çamaşır asarken yukarıya doğru uzanarak
belinizi germeyin, ipin seviyesini boyunuza göre ayarlayın.

57 - Ayakkabınızı bağlamanız veya benzer bir
hareket yapmanız gerekiyorsa, çömelerek veya yüksekçe bir cismin
üstüne basarak yapın.
58 - Yataktan kalkarken önce tam yan dönün, daha
sonra ellerinizle yandan destek alarak oturur pozisyona geçin ve
öyle kalkın. Yatmak için ise önce yatak kenarına oturun ve
bacaklarınızı yukarıya çekerken gövdenizi yatağa uzatın.
59 - Otomobil kullanırken koltuğunuz sert olsun,
arkaya dayandığınızda koltuk belinizi desteklesin ve adeta kavrasın.
Uzun yola çıkarken belinizi ince bir yastıkla destekleyin.
SERT YATAĞI TERCİH EDİN
60 - Otomobile bindiğinizde, koltuğunuzu pedallara yakın
olacak şekilde ayarlayın. Dizlerinizin de kalçanızın biraz
yukarısında durmasını sağlayın. Aksi halde beliniz rahat etmez.
61 - Uzun süre araç kullanmayın. Şayet önünüzde kat
edilecek çok uzun bir yol varsa, sık sık mola vermeyi ve bu esnada
biraz yürümeyi tercih edin.
62 - Arabanızın bagajını boşaltırken, eşyaları öne
ve ileriye doğru uzanarak almayın. Önce bir ayağınızı tamponun
üzerine koyun, sonra belinizi fazla eğmeden bagajı boşaltın.
63 - Çocuklarınıza, okula giderlerken çantalarında
mümkün mertebe az yük taşıtmaya çalışın. Bunun için, sadece o günkü
dersleri ilgilendiren kitap, defter ve gereçleri yanlarına almaları
konusunda onları eğitin.

64 - Ütü yaparken tek ayağınızın altına 15-20
santimetre yükseklikte bir cisim koyarak hafifçe yükseltin,
belinizin rahatladığını göreceksiniz. Bir süre sonra basamağın
üzerine öbür ayağınızı koyun.
65 - Elektrikli süpürgeyle veya paspasla yerleri
temizlerken öne doğru eğilmeyin ve belinizi dik bir pozisyonda
tutmaya gayret edin. Bu nedenle uzun saplı süpürge kullanmak daha
yararlı olacaktır. Bahçede çalışırken de uzun saplı aletleri tercih
edin.
66 - Yatağınız sert olsun. Yattığınız zaman
vücudunuz yatağa gömülmesin. Vücudu değişik şekillere sokan, stabil
olmayan, yumuşak veya çöküntülü yataklar sağlıklı değildir. Altında
sunta veya tahta olan yataklar ile üzerine yatıldığında omurganın
fizyolojik kıvrımlarına uyum gösterebilen kaliteli ortopedik
yatakları tercih edin.
67 - Bilgisayar karşısında saatlerce hareketsiz
veya uygun olmayan pozisyonda kalmak beli rahatsız eder.
Bilgisayarda çalışırken başınız dik, beliniz ve kalçalarınızın arka
kısmı destekli, köprücük kemikleriniz yere paralel durumda olmalı.
Gözleriniz ekranın üst düzeyi hizasına yakın konumda ve ekranı tam
karşıdan görecek pozisyonda bulunmalı. Kollarınız rahat, ön kol ve
bilekleriniz aynı çizgi üzerinde yere paralel olmalı. Ayaklarınızı
da bir destek üzerine koymanız daha iyi olur.
68 - Daha önce bel rahatsızlığı geçirdiyseniz,
zıplama hareketi yapmayın ve yüksek bir yerden asla atlamayın.
69 - Sağlıklıyken, günlük yaşantınızda tembel
olmayın, hareketliliği tercih edin. Fazla harekete izin vermeyen iş
ve hayat düzeni belinizi tehdit eder. Söz gelişi, otobüsten bir
durak önce inmek veya asansör yerine merdiveni kullanmak size çok
şey kazandırır.
70 - Yürürken veya ayakta dururken vücudunuzun dik
bir pozisyonda olmasına özen gösterin. Ağırlığınızı her iki
bacağınıza eşit olarak paylaştırın. Ayakta dururken her iki omuz ve
kalçanızın aynı hizada olmasına dikkat edin. Doğru duruşta çene
içeri çekilmiş, baş dik, sırt ve bel düzdür. Bu duruşta, kulaktan
yere indirilen dik çizgi, omuz ve kalçanın ortasından, ayak
bileğinin önünden geçer. Ayakta dururken sırt kambur, bel çukur,
karın öne sarkık, göğüs yassılaşmış ve çene öne çıkmış olursa, bu
duruş yanlıştır. Böyle bir pozisyon bele rahatsızlık verir ve iç
organlar da basınç altında kalır.
71 - İşyerinde devamlı oturarak çalışıyorsanız, bu
durumun beliniz için sakıncalı olduğunu bilin ve ara sıra kalkıp
dolaşın; çünkü oturur pozisyonda
iken belinize binen yük, ayakta iken olduğundan belirgin şekilde
daha fazladır. Yapılan araştırmalarda, günlük mesaisinin büyük bir
kısmını oturarak geçirenlerde bel fıtığına yakalanma riskinin
ayaktakilere oranla daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Oturarak
çalışırken belinizi ince bir yastıkla desteklemenizde yarar vardır.
72 - Sırtüstü yattığınızda veya bir halıya
uzandığınızda, bacaklarınızı dizlerinizden kırarak yukarıya doğru
toplayın. Bu pozisyonda beliniz rahatlar ve ağrılarınız daha çabuk
geçer.
ÇALIŞIRKEN KENDİNİZİ ZORLAMAYIN
73 - Yan veya sırtüstü pozisyonda yatarak uyuyun.
Yüzüstü yatmayın. Sırtüstü dümdüz uzanmak da doğru değildir.
74 - Daha önce bel ağrısı tecrübesi yaşadıysanız,
testereyle odun kesmeyin. Şayet bu işlem esnasında alet takılırsa,
ileriye ve geriye doğru zorlayarak kurtarmaya çalışmayın.
75 - İri cüsseli hayvanları yakalamak, yere
yatırmak veya taşımak gibi zor bir işle meşgul olmak zorundaysanız,
tek başınıza çalışmayın. Bu işlemi birden fazla kin sşi beraberce
yapın. İşi ehline bırakmak ise en iyisidir.
76 - Saçınızı yıkarken öne doğru iki büklüm
eğilmeyin. Yere diz çöktükten sonra dirseklerinizi küvetin kenarına
dayayıp başınızı yıkayabilirsiniz. Daha da iyisi, küvetin içine
girip oturarak yıkanmaktır.
77 - Bel rahatsızlığ ınız
varsa kamyon, kepçe, greyder gibi belinizi sürekli sarsan iş
makinelerini kullanmayın.
78 - Koltukta kitap okurken, sırtınız arkaya
yaslanmış ve başınız dik pozisyonda olmalı. Baş ve boyun öne eğilmiş
şekilde okumak, beli rahatsız eder.
79 - Masaya veya herhangi bir yere dayanarak
dinlenecekseniz, beliniz çukur vaziyette olmasın. Kalça ve
dizlerinizi bükerek kendinize daha rahat bir pozisyon verin.
80 - Ayakta çalışırken, ayağınızın altına alçak bir
cisim çekin. Vücut ağırlığını zaman zaman bir bacaktan diğerine
aktarın. Bulaşık yıkarken lavabonun altındaki dolabı açarak bir
bacağınızı içeriye doğru sokarsanız, rahat ettiğinizi göreceksiniz.
81 - Çalışırken kendinizi aşırı yormayın. Bazen bir
işten diğerine geçmek de dinlendirici olabilir.
82 - Merdivenlerden inerken bastığınız basamaklara
çok dikkat edin. Bazen son basamağa geldiğinizi sandığınızda bir
basamak daha vardır ve siz farkında olmadan tüm vücudunuzla aşağıya
doğru düşersiniz. İşte bu çok tehlikeli bir harekettir, bundan
kaçının.
83 - Tarlada, inşaatta, işyerinde, evde çalışırken
veya kar kürerken beliniz aniden ağrımaya başladıysa, geri kalan işi
bitirmek üzere gayret sarf etmeyip hemen istirahate çekilin. Sert
bir zeminde sırtüstü uzanıp dizlerinizi hafifçe bükerek
bacaklarınızı yukarıya doğru toplamış vaziyette 15-30 dakikalık
istirahat oldukça rahatlatıcı olur. Eğer bu süre sonunda durumunuzda
iyiye gidiş yoksa doktorunuza müracaat edin. Hastalığınız esnasında
istirahat süresinin uzun mu yoksa kısa mı olacağını önceden
kestirebilmek çok zordur, manyetik rezonans görüntüleme metodu uzman
doktora bu konuda bir fikir verir.
84 - Sık sık eğilip bükülmenizi gerektiren bir iş
yapıyorsanız, belirli aralıklarla dinlenin. Bu dinlenme esnasında da
belinizi aksi yönde esnetin.
85 - Bebeğinizi beşikten veya yattığı yerden
alırken ona doğrudan uzanmayın. Önce dizlerinizi kırarak çökün ve
bebeğe yaklaştıktan sonra kucağınıza alın.

86 - Bir yaşını geçmiş çocuklarınızı kucağınıza
alıp sevmek için belinizden eğilerek ileriye doğru uzanmayın.
Çocuğunuzu mutlaka dizlerinizi kırarak kucaklayın ve severken de
yanınıza oturtarak veya beraberce yatarak sevin.
87 - Beliniz ağrıyorsa ve ağrı özellikle de
bacağınıza vurmaya başladıysa, vakit geçirmeden uzman doktora
müracaat edin. Doktor olmayan kişilerle kaybedeceğiniz vaktin bazen
telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabileceğini unutmayın.
88 - Kapı veya pencereyi açarken zorlanıyorsanız,
güçlü bir kişiden yardım isteyin.
89 - Karın kaslarının kasılmasıyla oluşan etki,
disk içindeki basıncı bariz miktarda azaltır. Günlük yaşantınız
esnasında çeşitli yerlerde beklerken karnınızı içeri çekerek
adalelerinizi gerin ve gergin vaziyette 10'a kadar sayarak soluk
almadan öylece durun. Sonra yavaş yavaş gevşeyin. Soluk tutma
süresini haftalar ilerledikçe giderek arttırn sın. Karın kaslarınız
kasılmış vaziyette soluk alıp vermeye alışın.
90 - Bel fıtığının en çok etkilediği alanlardan
biri de kişinin cinsel hayatıdır. Bu konudaki sıkıntılarınızı
doktorunuza anlatmalısınız. Doktorunuz size, cinsel perhiz ve aktif
cinsel hayatınızın ne şekilde olacağı konusunda geniş bilgi
verecektir. Ancak ağrının şiddetini koruduğu süreçte ve akut
dönemlerde cinsel perhiz uygundur. Şikayetler gerileyip kişi kendini
aktif cinsel hayata hazır hissettiğindeyse, çiftlerin yan yattıkları
pozisyon (erkek arkada) tercih edilmelidir. Hastalığı geçirmiş olan
kişinin altta bulunduğu ve belini hafif bir yastıkla desteklediği
pozisyon da nispeten tavsiye edilebilir.

ÇEVRENİZDEKİ İNSANLARDAN YARDIM İSTEMEKTEN ÇEKİNMEYİN
91 - Bel rahatsızlığı geçirdiyseniz, uçak yolculuğu
sırasında ayağınızı rahatça uzatabileceğiniz bir yeri tercih edin.
Uzun süreli yolculuklarda koltuğunuzu hafifçe arkaya yatırın ve
belinizi ince bir yastıkla destekleyin. Yolculuk esnasında sürekli
oturmayın, ara sıra ayağa kalkarak biraz yürüyün. Yolculuk bitiminde
valizlerinizi tekerlekli arabaya koyarak taşıyın. Valizleriniz zaten
tekerlekliyse, problem yok demektir. İmkan varsa, yolculuk sonunda
sıcak bir küvete veya jakuziye girerek adalelerinizi rahatlatın.
92 - Belinizin ağrıdığı günlerde çevrenizdeki
insanlardan yardım istemekten çekinmeyin. Evde eşiniz ve
çocuklarınız, işyerinde ise arkadaşlarınız rahatsızlığı atlatmanızda
size yardımcı olabilirler. Arabanızı bile birkaç gün süreyle başka
birileri kullanabilir. Her işi bizzat kendiniz yapmak zorunda
değilsiniz.
93 - Doktorunuzun verdiği ilaçları tavsiye edildiği
gibi kullanmaya özen gösterin. Mide problemi veya herhangi başka bir
yan etki ortaya çıkarsa doktorunuza bildirin.
94 - Bel ve sırt ağrılarının bir kısmı, günlük
hayatta yaşanan stres, endişe, kızgınlık, kıskançlık, üzüntü ve
bastırılmış öfke gibi duygular sonucunda ortaya çıkar. Devam eden bu
tip duygular karşısında belirli bir çözüm ve rahatlama sağlanmazsa,
beyin vücudun herhangi bir bölgesinde ağrıyı başlatma komutunu
sizden habersiz olarak verir. Böylece asıl meseleden kaçılarak ilgi
başka tarafa çekilir. Bel de bu tip olaylardan sıklıkla nasibini
alan bölgelerden biridir. Böyle bir mekanizmanın tuzağına düşmüş
olan kişi, hafif ağrılarını abartır. Aslında bu şekilde, çözülememiş
duygusal problemlerden kaçılmaktadır. Doktora müracaat ettiğinizde
yapılan tetkikler neticesinde ciddi bir hastalık teşhisi net olarak
ortaya konamamışsa, yukarıda anlattığımız mekanizma aklınıza gelsin.
Bir taraftan asıl probleminizi bulup çözmeye çalışırken, diğer
taraftan telkinle hasta olmadığınıza kendinizi inandırın.
Ağrılarınızın hafiflediğini, hatta kaybolduğunu göreceksiniz.
95 - Tedaviniz bitip yeniden iş hayatınıza
döndüğünüzde, faaliyetlerinizi yavaş yavaş arttırın. Hatta ilk
birkaç gün yarım mesai ile yetinin. Belinize aşırı yükleme yapmayın.
İş, aile ve sosyal hayatınızda, bu önerileri daima göz önünde
bulundurun.

96 - Alkol, diğer birçok zararlarının yanı sıra
kemik sağlığını da olumsuz yönde etkiler. Omur kemiklerindeki
mineral kaybı ve sağlıksız yapı, dolaylı olarak disklere etki eder.
Bu nedenle alkol kullanmamaya özen gösterin.
97 - Sigara içenlerin vücudundaki tüm hücreler
yeterli oksijen alamaz. Bu olaydan kalp, akciğer ve beyin başta
olmak üzere bütün organlar etkilenir. Omur kemikleri arasındaki
diskler de oksijensiz ortamda daha kolay dejenere olur ve zamanla
kendilerini tamir etme yeteneklerini kaybederler. Böylece, bel
fıtığı gelişmesi riski de artar. Sigara ayrıca öksürüğü başlatır.
Öksürük de dejenere olmuş ve zayıflamış disklerin üzerine aşırı bir
basınç uygulayarak bazen bardağı taşıran son damla olabilir. Sigara
içmeyin, içiyorsanız mutlaka bırakın. Bu konuda doktorunuzdan veya
gönüllü kuruluşlardan yardım alabilirsiniz.
98 - Tek bir ç eşit
bel fıtığı olmadığı gibi, tek bir çeşit bel fıtığı tedavisi de
yoktur. Öyle bir bel fıtığı vardır ki, tedavisi için yalnızca ilaç
ve istirahat yeterli olur. Öylesi de vardır ki, fizik tedavi ve
diğer konservatif tedavi türleriyle iyileşir. Bazı bel fıtıkları da
vardır ki, mutlaka cerrahi girişim gerektirir. Bu nedenle, elindeki
tek bir tedavi çeşidiyle tüm bel fıtığı hastalarını iyileştirdiğini
söyleyen şahıslara inanmayın, sağlığınızı uzman doktorlara emanet
edin.
99 - Uzman doktor yaptığı muayene ve tetkikler
neticesinde sizdeki bel fıtığının cerrahi girişim gerektirdiğine
karar vermiş ise, ameliyattan kaçmayın. Lüzumsuz kaybedilen zamanın
bazen telafisi imkansız sonuçlara yol açtığını bilin. Prensip olarak
cerrahi girişim son çaredir; ancak yapılan bütün konservatif
tedavilere rağmen iyileşme görülmüyor ve inatçı bir ağrı varlığını
sürdürüyorsa, cerrahi müdahaleden çekinmeyin.
100 - Unutmayın; her yere araba ile gitmek,
televizyonu uzaktan kumanda ile açıp kapamak, sürekli oturarak
çalışmak, kilo aldıracak her türlü besini umursamadan yemek, doğru
bir yaşantı değildir.
Terimler
Bel fıtığı, Bel kayması, Disk kayması, Siyatalji, Siyatik,
Lumbago terimleri halk arasında genellikle yanlış anlamlarda
kullanılmaktadır. Bu nedenle bu terimlerin anlamlarını kısaca
açıklamakta yarar görmekteyiz.
Lumbago : Bel ağrısı anlamına gelen eski bir terimdir.
Bel fıtığı : Bel omurları arasında bulunan ve disk adı
verilen yapının fıtıklaşarak kalça ve bacağa giden sinir köklerine
bası yapmasıdır.
Disk kayması : Bel fıtığı ile eş anlamlı olarak kullanılan
yanlış bir terimdir.
Bel kayması : İki bel omurunun çeşitli nedenlerle birbiri
üzerinden kaymasıdır. Bel fıtığına göre daha seyrek görülür.
Siyatalji : Siyatik sinirine bası sonucu oluşan ağrıya
verilen addır. Kalça, uyluk ve bacağın arkasında uzanan ve ayağa
kadar uzanan siyatik siniri, bel fıtığı ya da başka nedenlerle
ağrıya yol açtığında siyatalji terimi kullanılır.
Siyatik : Yanlış kullanılan bir terimdir. Bir hastalık ya da
yakınma belirtmez. Yukarıda tarif ettiğimiz sinirin (siyatik siniri)
kendisi bu adla anılır.
Bel
Fıtığı
Bacak ağrısı ile birlikte oluşan bel ağrılarının en sık
rastlanılan nedeni
bel fıtığıdır.
İnsan omurgası gövdenin dik durmasını sağlar. “Omurga kolonu”
omurlar, diskler ve bağlardan oluşur. Omurların ortasında yer alan
bir kemik kanalda ise omurilik bulunur. Ayrıca iki omurun
yanlarındaki deliklerden, kalın elektrik kabloları gibi sinir
kökleri çıkar. Bu sinirler, ayrı ayrı vücut bölgelerine giderek
buraların duyusunu ve hareketini sağlar.
“Disk”, sert ve sabit bir lif demeti ile çevrilidir. Diskin
ortasında ise yumuşak ve pelte kıvamında bir çekirdek kısım vardır.
Diskin görevi frenleyici bir yastıkçık gibidir.
Omurga, otomobillerin amortisörlerine benzetilebilir. Omurilik ve
siniri ezici sarsıntılardan korur. Ancak yaşlanma ile yumuşaklığını
yitiren disk, frenleyici yastıkçık görevini zamanla kaybeder. Bunun
sonucunda diski çevreleyen sert lif demeti yırtılabilir. Ortasındaki
peltemsi fakat artık sertleşmiş çekirdek dışarı kaçabilir ve sinir
köklerinden birine bası yapar. Buna Bel Fıtığı (disk hernisi)
denir. Sinire olan bası, bacağa dek vuran şiddetli ağrılara (Siyatalji)
ve bel ağrısına neden olur.
Bel fıtığı kimlerde daha sık görülür?
Tıp dilinde disk hernisi olarak
adlandırılan bel fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir
gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50 yaş arasında ve
her iki cinste de eşit olarak görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun
boyluların bel fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır
işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan
masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen,
eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun
stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en
fazla olan kesimdir.
Bel
fıtığı nasıl oluşur?
Omurgayı incelediğimizde, omurganın
içine olabilecek en mükemmel koruma sisteminin yerleştirildiğini
görürüz. Omurgayı oluşturan kemiklerin arasına kıkırdak yapılı birer
disk yerleştirilmiştir. Bu diskler otomobil tekerleklerindeki yükü
emen amortisörler gibi çalışırlar.
İşte bel fıtığı omurgalar arasında
bulunan disk denilen elastiki kıkırdak dokunun omurgaların basısı
nedeniyle öne doğru kayarak omurilik kılıfından çıkan ve bacağın
çeşitli bölgelerine giden sinirleri sıkıştırmasıyla oluşur. Bazen
ani bir zorlama, ağır bir şey kaldırma, ters bir hareket veya belin
üşütülmesi bile bel fıtığına neden olabilir. Ancak bel fıtığının en
önemli nedeni uzun süren stress ve gerginlikler sonrası kaslardaki
aşırı gerilmedir.
Bel
fıtığının belirtileri nelerdir?
Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar,
Ayaklarda uyuşmalar,
Hareket kısıtlılıkları,
Yürüme ve oturmada güçlük,
İleri safhalarda iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama,
dengesizlik ve yürüyememe
Bel fıtığı teşhisi nasıl konur?
Günümüzdeki modern tanı yöntemleri,
Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) ile bel fıtığı
teşhisi kolaylıkla konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir.
Bel fıtığının tedavisi nasıl yapılır?
a) Başlangıç safhası
Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani
disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa giden sinirlere yaptığı
basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı mevcut,
herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel
fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici
ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak
hareketlerden kaçınması önerilir. Hastaya yapılacak öneriler
şunlardır:
Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan
ağırlıkları kaldırmamalıdır.
Öne ve yanlara doğru eğilme, belin
bükülmesi yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın
çömelerek alması söylenir.
Hastaların otururken belinin arkasına
bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi
dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın mesleği gereği
uzun süre oturması gerekiyorsa her yirmi dakikada bir yürümesi
önerilir. Uzun süre araba kullananlara ise yirmi dakikada bir
arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç kez dönmeleri
tavsiye edilir.
Hastanın yukarıya doğru uzanması
yasaklanır. Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdivenin
üstüne çıkıp alması söylenir.
Hastaya belini daima sıcak tutması, açık
pencere veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır.
Bel ve bacak ağrısı olan hastalar
mutlaka stresten kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel
fıtığının ilerlemesine de yol açabilir.
Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak
istirahati yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının aksine
zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı yatakta ve hastanın
kendince en rahat edebildiği pozisyonda yatması daha uygundur.
b) Bel fıtığı ilerlerse ne yapılmalı?
Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve
kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa
fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın
denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk bir kaç gün
ağrılarda artma olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye
devam etmelidir.
Bel çektirme, akupunktur, bele balık
bağlama, el masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle bile
iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir. Bu tip alternatif
tedavi metotlarının amaçları fizik tedavide olduğu gibi kasları
gevşetme esasına dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu
metotlar faydadan çok zarar getirir.
Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen
hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir.
Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel fıtıklarında fıtıklaşmış
diske bilgisayarlı tomografi altında bir iğne ile girilerek
radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki
sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın
çökmesi esasına dayanır. Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede
yatma gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir riski yoktur,
ama fıtığı tamamen yok etmesinin garantisi yoktur.
c) Ameliyat gerektiren durumlar
Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları
devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme,
dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde
diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir.
Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası
giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam
ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda
felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat
olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak
zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi
inanışlar mevcuttur. Ancak Mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara
gerek kalmamıştır.
Ameliyat gerektiren durumlar ve gerektirmeyen durumlardaki tedavi
seçenekleri aşağıda özetlenmektedir:
Hangi durumlarda ameliyat edilir ?
- Fıtık parçasının koparak serbest parça haline gelmesi
- Şiddetli bacak ağrısı, yürüyememe
- Bacakta, ayakta güç kaybı
- Cinsel gücün kaybı
Hangi durumlarda once diğer tedavi yöntemleri denenebilir ?
Mikrocerrahi
nedir?
Yaklaşık altmış yıldır uygulanmakta olan
klasik bel fıtığı ameliyatları sonucu hastaların tam olarak
iyileşememeleri, uzun süre ağrı çekmeleri, işlerine geç dönmeleri
cerrahları bu konuda arayışlara yöneltmiştir ve yirmi iki yıl önce
Caspar ve Yaşargil tarafından mikrodiskektomi metodu bulunmuştur.
Mikrodiskektomi hastaların ayağa kalkış ve işlerine dönüş
süreçlerini kısaltmış, fakat özel eğitim, özel mikroskop ve özel
aletler gerektirdiğinden arzu edilen düzeyde yaygınlaşamamıştır. Bu
nedenle halk arasında bel fıtığı ameliyatından sonra sakat kalırım,
normale dönemem korkusu oldukça yaygın bir şekilde devam etmektedir.
Bel fıtığında uygulanan mikrocerrahi
metoduyla hastalar ameliyat olduktan altı-yedi saat sonra ayağa
kalkıp yürümekte ve aynı gün evlerine gidebilmektedirler. Bu method
sayesinde sadece bir buçuk-iki santimlik bir kesi yapılmakta ve
ameliyat sonrası cilt yüzeyine dikiş konmamaktadır.
Ameliyatın gelişmiş mikroskoplar altında
yapılması ameliyat bölgesindeki sinirlerin yüzde 25 veya 40
büyütmeyle görülmesini, böylece sinirlere hasar verme riskini sıfıra
indirmeyi sağlamaktadır. Halen bu metotla bel fıtığı ameliyatları
korkulu rüya olmaktan çıkmış, bel fıtığı olan hastaların
hastalıkları nedeniyle üzüntüye kapılmalarını önlenmiştir. Hastalar
ameliyat oldukları gün veya ertesi gün taburcu olabilmekte, bir
hafta içinde de normal yaşantılarına dönebilmektedirler.
Bazı hastalar ise ameliyattan değil
narkoz almaktan korkmaktadırlar. Birçoğunda uyuyup bir daha
uyanamama korkusu vardır. Epidural anestezinin bel fıtığı
ameliyatlarında da kullanılması ile bu korku ortadan kaldırılmış,
artık bel fıtığı ameliyatları konuşa konuşa yapılır hale gelmiştir.
Hastalar ameliyat sırasında rahatlıkla sohbet eder, şarkı
söyleyebilir, ameliyat sırasında yakınlarını arayabilir hale
gelmişlerdir.
Diğer cerrahi metodları nelerdir?
Daha önceleri uygulanan lazerle
belfıtığı ameliyatları, perkütanöz endoskopik diskektomi denilen
ayaktan tedavi metotları ve kemonükleozis denilen ilaçla diskin
eritilmesi metotları ancak istirahatle ve fizik tedaviyle iyi
olabilecek hastalara fayda ettiğinden yavaş yavaş terkedilmektedir.
Bir çok hastalıkta da olduğu gibi bel
fıtığından değil geç kalınmaktan korkulmalıdır. Amacımız ağrısız,
hareket kısıtlılığı olmayan mutlu bir toplum yaratmaktır.
Hastaneye yatarken …
- Size söylenilen ameliyat saatinden 6 – 8 saat önce
herhangi birşey yemeyiniz,
sigara ve su içmeyiniz. ( Doktorunuz bu saati size özellikle
belirtecektir.)
- Hastaneye gelirken rahat giysiler giyinin.
- Ameliyattan birgün once mutlaka banyo yapın.
- Hastaneye gelirken MR’ınızı ve diğer tüm tetkiklerinizi mutlaka
yanınızda
getiriniz.
- Hastaneye gelince ilk once “Danışma/Resepsiyon” bölümüne
başvurun.
İsminiz görevlilerin önündeki listede yazılı olacak ve size
yatış işlemleriniz için
gerekli tüm yardım bu bölümde yapılacaktır.
- Danışma bölümünde ve yatışınızdan itibaren merkezimizin halkla
ilişkiler
görevlileri yanınızda bulunacaktır.
Bel
fıtığından korunmak için önlemler nelerdir ?
Kilo vermek :
Fazla kilolar, omurlar, dolayısıyla diskler üzerine olan yükü
arttırır. Sonuçta diskin içindeki yumuşak çekirdeğin dışarı
kaçmasını yani fıtıklaşmayı kolaylaştırır. Şişman bir bel fıtığı
hastasının kilo vermesi kadar iyi bir tedavi yoktur. Bu her
reçeteden daha değerlidir.
Spor yapmak:
Bel ağrıları olan kişinin yapmasında yararı olan sporlar;
yüzme, yürüme, hafif koşular (jogging) ve bisiklete binmek (dik
durumda yapılmalı ve kıvrık gidonlu bisikletle yapılmamalı) olarak
sayılabilir.
Futbol, basketbol, voleybol, güreş, halter, golf gibi sporlar
sakıncalıdır. Jogging 20 dakika süreyle yapılmalıdır. Diğer
aktivitelerin süresi 30-40 dakikaya çıkarılabilir. Ancak bu sırada
nabız sayılmalı ve 120-130 dakikanın üzerine çıkarılmamalıdır. (40
yaşın altında 130 dakika, 40 yaşın üzerinde 120 dakika).
Sağlıklı uyumak ve dinlenmek:
Bel ağrısından yakınan hastalar birçok hareketten kaçınmak
zorundadır. Günlük yaşamdaki hareketler kolay görünmesine rağmen
dikkat edilmediği takdirde bel ağrısının artmasına neden olurlar. Bu
nedenle yaptığınız tüm hareketlerde bel dengeli bir durumda
tutulmalıdır.
İnsanlar yaşamının üçte birini uykuda geçirmelerine rağmen bu
sürenin bel üzerindeki etkisini dikkate almamaktadırlar. İyi bir
yatak vücudun gömülmesini engelleyecek kadar sert, sırt eğrilerini
koruyacak kadar yumuşak olmalıdır. Büyük yataklar tercih
edilmelidir. Bu yataklar gece boyunca rahat hareketi sağlar, eklem
ve kaslar üzerindeki yükü azaltır ve sabah tutukluğunu önler.
Yastık ensenize destek olmalı ve dengeli bir durumda dinlenme
olanağı sağlanmalıdır. Kuş tüyü veya fiber yastıklar sünger
yastıklara tercih edilmelidir. Enseyi destekleyecek biçimde
yapıldığı takdirde sünger yastıklar da kullanılabilir.
Vücudumuzun uykudaki şekli iyileşme sürecini etkiler. Uyumadan önce
vücudumuzu rahat ettirecek bir şekil almak doğru olacaktır.
Sırt üstü uyuma veya dinlenmede ensenize desteksiz bir biçimde
yastık koymayın. Dizlerin arasında yastık koymak sizi daha da
rahatlatır. Ancak büyük bir yastık kullanmayın.
Dizleri ğöğsünüze doğru çekerek yan yatmak da sizi geçici süre
rahatlatabilir. Ancak sürekli yatmak için doğru bir şekil değildir.
Alttaki bacağınızı düz tutun, diğer bacağınızı bükün.
Sert bir yatakta yüzü koyun yatmak da sizi rahatlatabilir. Bu
durumda başınızın altına yastık konması genellikle tavsiye edilmez.
Dizlerinizi büküp bileklerin arasına bir yastık yerleştirilmesi
doğru olacaktır.
Yatak yapmak zorunda kalırsanız tek tarafta durup öne doğru
eğilmeyin. Öne doğru eğilme hareketi diz çökerek veya yatağın
üzerine çıkarak en aza indirilebilir. Böylelikle belin dengeli
pozisyonu korunmuş olur. Ayakta yapacaksanız yatağın etrafında
dönerek yapmaya çalışın.
Ağırlık kaldırırken dikkat edilecek hususlar:
Herhangi bir yük kaldırmadan önce bunun gerekliliğini ve
sınırlarını belirleyiniz. Hekiminizden size uygun özel kaldırma
tekniklerini mutlaka öğrenininiz. Belinize zarar vermemek için,
iyileşmenin erken dönemlerinde yük kaldırmamak ya da yardım istemek
daha doğru olacaktır. Güvenli bir biçimde kaldırmak sadece ağırlığın
miktarı ile değil, kaldırma biçimi ile de ilgilidir. Sanılanın
aksine bel kasları kaldırma faaliyeti için elverişli değildir. Bel
kaslarının başlıca amacı, dengeli bir duruş sağlamak için karın
kasları ile iş birliği halinde çalışmaktadır. Bu nedenle kaldırma
hareketini belinize değil, bacak ve uyluktaki büyük kasları
kullanarak yapmalısınız.
Günlük faaliyetlerdeki tüm kaldırma hareketlerine son vermek kolay
değildir. İyileşmenin erken dönemlerindeki kısıtlamalardan sonra
durum düzeldikçe yavaş yavaş yük kaldırmaya başlayabilirsiniz.
Herhangi bir yükü kaldırırken dikkat edilmesi gereken ilkeler
aşağıda sıralanmıştır:
- - Kaldıracağınız ağırlığı hesaplayın.
- - Kaldırmadan önce ağırlığı deneyin.
- - Gerektiğinde yardım isteyin.
- - Kaldırırken belinizi daima dengeli durumda tutun.
- - Mümkün olduğunca ayaklarınızı kullanın.
- - Kullanacağınız yükü mümkün olduğunca kendinize yakın tutun.
- - Kaldırırken karın kaslarınızı gergin tutun, nefesinizi
tutmayın.
- - Kaldırırken dönmek gerekirse belinizle değil, ayaklarınızla
dönün.
- - Hızlı, çabuk ve yumuşak hareketlerle yer değiştirin.
- - Eğilme ve uzanma hareketlerini en aza indirin.
Ev işi yaparken dikkat edilecek hususlar:
Mutfak işleri:
Mutfakta çalışırken dengeli bir durum imkanı vermeyen hareket ve
duruşlardan kaçınmak gerekir. Yukarıya doğru uzanmamak için mutfak
gereçlerinin omuz ve bel arasında bir yükseklikte dizilmiş olmasını
sağlayın. Daha aşağı seviyelerden bir şey almak gerektiği takdirde
dizinizi yere dayayın, cismi alın, tezğaha koyun, masanın
desteğinden yararlanın. Ayağa kalkacağınız zaman iskemle ya da
tezgahtan yararlanın. Bu destekler belin normal eğiminin korunmasını
sağlayacaktır. Uygun bir destek bulamazsanız ellerinizi kalçanıza
koyun ve kollarınızla itin.
Bulaşık yıkarken tabakları kendinize yakın tutun. Bu sizin dik
durmanızı sağlayacaktır.Ağır bulaşıkları kaldırmak yerine kaydırmaya
çalışın. Ağır malzemeleri taşırken servis arabası kullanın.
Bulaşık makinesini doldururken, yıkanacak bulaşıkları önce makinenin
yanındaki tezgaha yerleştirin. Bir dizinizi bükerek bulaşık
makinesini doldurun. Bu sizi tekrar tekrar öne eğilmekten
koruyacaktır. Bulaşık makinesini boşaltmak için işlemin tersini
yapın. Ayağa kalkarken makineyi destek olarak kullanın.
Çamaşır yıkarken:
Çamaşırı küçük parçalar halinde makineye koyun. Küçük parçalar
belinize büyük bir iki parçanın vereceğinden daha az yük bindirir.
Makineye doğru eğilmekten kaçının. Üstten doldurmalı makineden
bacağınızı yukarıya doğru kaldırın.. Özellikle ıslak çamaşırşarı
alırken büyük yığınları yüklenmeyin. Makineyi doldurup boşaltırken,
dizlerinizin üzerine çökün, kalkarken makineden destek alın.
Çocuk bakımı:
Beliniz ağrırken kucağınıza çocuk alacaksanız, önlemini daha önceden
almanız gerekir. Ani hareketler ağrınızı arttırabilir. Bu durum hem
sizin hem de çocuk için tehlikelidir. Çocuğun altını değiştirmek
için yüksek bir yer ya da çocuk karyolası yoksa yerde değiştirmekten
kaçının. Çocuğu giydirmek için masa ya da karyolasına doğru
eğilirken belinizden değil, kalçadan eğilmeye çalışın. Belinizi
dengeli bir durumda tutun. Önce bir bacağınızın üzerinde doğrulun.
Çocuğu bu şekilde kucağınıza alın. Tek diz kaldırışı genellikle en
etkili yöntemdir. Kaldırırken çocuğu mümkün olduğunca kendinize
yakın tutun.
Eğer çocuk yeterince büyükse önce bir sandalye oturtun ya da ayakta
tutun. Daha sonra yan çömelme durumunda dizinize doğru kaydırın. Bu
pozisyon kaldırmanız için gereken alanı küçültür ve öne eğilme
gereksiniminizi azaltır. Çocuğu uzun süre tek kalça üzerinde
taşımaktan kaçının.
|